Mahkûmiyet
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 08.09.2015 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.12.2021 tarihli ve 2021/12878 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB- 2021/158313 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB- 2021/158313 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında sanığın savunmasının 08/09/2014 tarihinde talimat yolu ile alındığı, savunmasının alındığı sırada sanığın başka suçtan hükümlü olduğu, kısa kararın sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihi itibariyle de başka suçtan Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı gözetilerek, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
UYAP ortamından alınan kayda göre hüküm tarihinde başka suçtan Marmara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan, 08.09.2014 tarihli talimat duruşmasında duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan hükümlünün kısa kararın okunduğu 02.06.2015 tarihli oturuma getirtilmeyerek veya SEGBİS sisteminde hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin ihlal edilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2014/176 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.