İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2019 tarihli ve 2019/55942 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/494 Esas, 2020/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-h, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/534 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Suçun niteliğinin tayininde yanılgıya düşüldüğüne,
3. 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinin tartışılması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ...'un sanık ...'i çalıştığı iş yerine ustasını ziyaret etmesi nedeniyle tanıdığı ve öncesinde aralarında herhangi bir husumet ya da alacak verecek meselesinin olmadığı, mağdurun, olay tarihinde arkadaşı tanık U. ile birlikte Erdemli sahilinde gece vakitlerinde gezdikleri sırada sanık ...'i tek başına otururken gördükleri ve selam vermek amacıyla yanına gittikleri, sanığın mağdurun üzerinde alkollü olan sanık ile sohbet ettikleri sırada sanığın mağdurun yanında bulunan arkadaşı tanık U.'a hitaben "saçın niçin bu renge boyatmışsın top musun a.... Koduğum" diyerek küfür ettiği, tanığın da ona karşı gelmesi üzerine sanığın tanığa tokat attığı ve darp ettiği mağdur ... ve tanık U. Ç. kalmak isteyince de sanığın "oturun lan kalkmayacaksınız" dediği, bunun üzerine mağdur ve arkadaşının sanık ile oturmaya devam ettiği, mağdurun, birine borcu olduğunu söyleyerek kalmak istemesi sonucunda sanığın, mağdurdan cüzdanını çıkarmasını istediği, mağdur cüzdanını çıkarttığında sanığın cüzdanı aldığı ve içerisinde bulunan 450,00 TL'yi alarak boş cüzdanı mağdura geri verdiği, mağdur, sanığın parayı geri vermesini isteyince de sanığın "ben senden para almadım sana borcum yok" şeklinde sözler sarf ettiği, mağdurunda polislere haber verdiği ve sanığın polislerce yakalandığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2.Suça konu paranın sanığın üst aramasında ele geçtiği anlaşılmıştır.
3. Dosya arasında 01.11.2019 tarihli olaya ilişkin tutanak ve teslim ve muhafaza altına alma tutanakları mevcuttur.
4. Tanık U.Ç 'nin beysanları dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın ikrarı, mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, tanık beyanı ve olaya ilişkin tutanaklar ve adli rapor karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 150/2 nci maddesindeki değer azlığı şartlarının tartışıldığı anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/534 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.