Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2018 tarihli ve 2017/265 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/1062 Esas, 2018/2089 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci Esas No: 2022/14333
fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 20 eşit taksitte ödenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3. Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1564 Esas, 2021/1997 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması suretiyle neticeten 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi özetle; temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmemesinin ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanığın temyiz istemi özetle; atılı suçu işlemediğine, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, eksik inceleme ile karar verildiğine ve atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, kardeşi olan katılanı eve konuşmak için getirdiğini, darp etmediğini dile getirir aşamalardaki savunması, kardeşi olan tanık Tolga, annesi olan tanık Durkadın, halası olan tanık Ayşe, amcası olan tanık Ramazan'ın katılanı darp etmediklerini dile getirir beyanları, tüm dosya kapsamı, karşılıklı olaylar zinciri, somut olay bütünlüğü ve vicdani kanaate göre sanığın her ne kadar kardeşi olan katılana karşı kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, maddi ve inandırıcı delil elde edilmediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, katılanın yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen Fethiye Devlet Hastanesinin, 22.02.2017 tarihli genel adli muayene raporu, ihbar evrakı ve ekleri, yazı cevapları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ile katılanın kardeş oldukları, olay tarihinde evli olan katılanın iş çıkışında tanık Mahsun Gebeş'in aracı ile beraber giderlerken sanığın katılan ve tanığı gördüğü, aracı durdurduğu, bu duruma kızan sanığın katılanı eliyle vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı Esas No: 2022/14333
anlaşılmış ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılanın beyanı ile uyumlu genel adli muayene raporu içeriği ve tanık Mahsun'un anlatımı uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporun yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı ile amaç ve saiki dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir nedenin bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan Kurum vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/1564 Esas, 2021/1997 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekilince ve sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.