İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.04.2018 tarihli ve 2018/43255 Soruşturma No.'lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, d, 53 ve 63. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2018/223 Esas, 2020/99 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, c, d, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/1596 Esas, 2020/2860 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Şikâyetçiye ve kendi akrabaları olan sözde şahit şahıslara ait ifadelere, kurguya dayalı karar verildiğine, yeterli delil olmadığına
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Suç tarihinde sanık ... ...'nin, kimlikleri tespit edilemeyen iki şüpheli ile birlikte şikâyetçiler ...'e ait ...'ün Bağcılar Kazım Karabekir mahallesi 340 sokak No: 25 sayılı adresteki evin zilini çalarak içeriye girdikleri, sanığın tabancasını çekerek şikâyetçilerin başına dayadığı, sanığın diğer iki arkadaşının evde bulunan telefonlara ait şarj aletlerini aldıkları, şikâyetçi ... ...'ü başka bir odaya götürerek kapısını kilitleyerek ona ait Samsung J7 ve HTC marka cep telefonları ile 4.000,00 TL parasını alıp evi terkettikleri, şikâyetçi Muhammed ...'ün (yağmaya tesebbüsten 4yıl 7 ay hp alır bize gelmez) üzerini aradıkları ancak üzerinde bir şey bulamadıkları için herhangi bir eşyasını almadıkları, maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Şikâyetçi ...'nın diğer şikâyetçi Muhammed'in beyanıyla uyumlu olarak soruşturma aşamasında alınan beyanına göre olayın (1) numaralı paragrafta yazıldığı şekilde meydana geldiği, anlaşılmıştır.

3.Sanığın aşamalarda alınan savunmasında Suriyeli Muhammed isimli şahsı bulmak amacıyla bazı evlere gittikleri, cep telefonlarını aldıkları, burdaki şahıslar ile tartıştıkları yönündeki kaçamaklı savunmalarda bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Şikâyetçi Muhammed'in 19.04.2018 tarihli fotoğraf teşhis tutanağına göre sanığı teşhis ettiği tespit edilmiştir.

5. Sanığın başka bir olay nedeni ile yakalandığında aracında çok sayıda cep telefonu ve bir adet kuru sıkı tabanca ele geçirildiğine dair 19.04.2018 tarihli tutanak dosya içinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/1596 Esas, 2020/2860 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Şikâyetçilerin soruşturma aşamasında alınan uyumlu beyanları, 19.04.2018 tarihli teşhis tutanağı sanığın kaçamaklı tevil yollu savunması, sanığın başka bir olay nedeni ile yakalandığında aracında çok sayıda cep telefonu ve bir adet kuru sıkı tabanca ele geçirildiğine dair 19.04.2018 tarihli tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/1596 Esas, 2020/2860 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri re'sen incelenecek konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.