Mahkûmiyet

Sanığın 07.06.2022 tarihinde tefhim edilen karara karşı 14.06.2022 tarihinde süre tutum dilekçesi sunup, gerekçeli temyiz dilekçesinin kararın tebliğinden sonra sunulacağının belirtildiği, gerekçeli kararın sanık müdafiine 06.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın 7 günlük yasal süresinden sonra sunduğu 23.08.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmış ise de sanığa çıkartılan tebligatta 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 295 nci maddesindeki temyiz süresine ilişkin meşruhatın bulunmaması nedeniyle 11.04.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2020/794 Esas, 2021/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun'un) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/2742 Esas, 2022/1984 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri özetle; haksız tahrike, basit yargılama usulüne, temel cezanın adlî para cezası olarak belirlenmesi gerektiğine, olayda silah kullanmadığına ve lehe hükümlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay öncesinde taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü katılanın kahvehane önünde oturduğu, sanığın aracıyla katılanın bulunduğu yerden geçmekteyken katılanı görmesi üzerine aracından indiği, önceki husumet nedeniyle orada bulunan sandalye ile katılana vurmak suretiyle katılanı basit tıbbî müdahale ile giderilir şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.

2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, Bayındır Devlet Hastanesinin 25.06.2020 tarihli adlî raporu, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ve yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması nedeniyle duruşma açılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık

tarafından silahtan sayılan sandalye ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranış bulunmadığı dikkate alınarak haksız tahrik uygulanmamasının isabetli olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca seçimlik cezalardan adlî para cezasına hükmolunamayacağı, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca delillerin değerlendirilmesi bakımından yargılamanın takdîren genel hükümlere göre yapıldığı, Mahkemece lehe hükümlerin değerlendirildiği, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle ile uygulanmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/2742 Esas, 2022/1984 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bayındır Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.