Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 gün ve 2008/694-2010/422 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.05.2012 gün ve 2011/4675-2012/9158 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ankara'daki işyerine satmak üzere İstanbul'dan tekstil ürünleri satın aldığını, peşin olarak satın aldığı malları Ankara'daki işyerine göndermek için davalı şirkete tevdi ettiğini, davalı şirketin teslim aldığı malların toplam 15.292,00 TL tutarındaki kısmını çaldırdığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması sonucunda 15.000 TL kârdan mahrum kaldığını iddia ederek Ankara 25.İcra Dairesi 2008/13189 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının yaptığı itiraz sonucunda takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile toplam 30.292,00 TL'nın % 40 icra inkar tazminatı ve faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline taşıma sözleşmesi kurulurken herhangi bir fatura ibraz edilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, gönderiler için herhangi bir durum tespiti yapılmadığını, bu sebep ile TTK hükümlerince sadece taşıma tutarı ile sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı uhdesinde bulunan malların kısmen zayi edildiği, taşıma sırasında değer gösterilmediği anlaşılan emtianın varış yerindeki rayiç değerinin 27.492,00 TL olduğu, alacağın likit olmadığı ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda belirlendiği, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, icra inkar tazminatı talebinin reddine, 27.492,00 TL'nın takip tarihinden itibaren % 27 oranını geçmemek üzere avans faizi ile tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.