İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2018 tarihli ve 2016/5713 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2018/625 Esas, 2019/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/1033 Esas, 2020/473 Karar sayılı kararı ile;
"...Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında bulunan ve inceleme konusu suçu denetim süresi içinde işlediği anlaşılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının açıklanması hususunda mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu dikkate alınarak, hükmün 5 nolu paragrafından sonra gelmek üzere "6-Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla karar kesinleştiğinde Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 2013/472 E. 2013/654 K. ve 2014/486 E. 2015/279 K. sayılı dosyalarına hükümlerin açıklanması konusunda ihbarda bulunulmasına." paragrafı eklenmek suretiyle, hükmün Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,..." karar verilmiştir.

Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, sanığın bıçak kullandığına dair müşteki beyanı haricinde yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay günü 08.02.2016 tarihinde sanığın, katılandan sokağın girişindeki binada bisikletinin sıkıştığını söyleyerek yardım etmesini istediği, katılanın sanığın yardım talebini kabul ederek sanıkla birlikte sanığın yönlendirmesi ile bir binaya gittikleri, binanın içerisine girerek 2. kata çıktıkları, sanığın kendisine bıçak çekerek "Bacımla çıkıyormuşsunuz, telefonunu çıkar, Facebook'taki mesajlarına bakacağım'' dediği, katılanın sanıktan korkarak telefonunu sanığa verdiği, sanığın telefonu alıp, cebine koyup, katılanın ceplerini aradıktan sonra "Ben gidiyorum, beni takip etme'' dediği, katılanın peşinden gitmek istese de sanığın bıçak sallamasından dolayı korktuğu, bekleyip bir müddet sonra binadan çıktığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılanın aşamalarda alınan beyanına göre olayın (1) numaralı paragrafta yazıldığı şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır.

3. Sanığın mahkemede alınan savunmasında ikrarda bulunduğu tespit edilmiştir.

4. Kolluk tarafından yapılan 19.02.2016 tarihli fotoğraf teşhis tutanağında katılanın sanığın kesin ve net olarak teşhis ettiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/1033 Esas, 2020/473 Karar sayılı kararı ile; özetle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı, sanığın savunması, 19.02.2016 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı, olay tutanağı, iletişim tespit tutanağı (HTS) kayıtları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/1033 Esas, 2020/473 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.