Davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşmasız ve davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalıların murisleri ... ile ... arasında 03.10.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin ayrıca tapu müdürlüğünde satış ve devir işlemlerini kolaylaştırmak adına davalıların murislerinden 03.10.2007 tarihli işlem ile oğlu ... adına vekaletname de düzenlettiğini, müvekkilinin tapuda devir işlemleri esnasında eldeki vekaletname ile doğrudan satış ve devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, bunun üzerine davalıların, murisleri ...'in tapu devir işlemleri tarihi itibari ile akli melekelerinin yerinde olmaması ve hukuki ehliyetinin bulunmaması sebebi ile ''Ehliyetsizlik Sebebi ile Tapu İptal ve Tescil'' davası ikame ettiklerini, dava kapsamında ...'in fiil ehliyeti ile ilgili olarak alınan 01.03.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporuna göre vekaletname düzenleme tarihi olan 03.10.2007 tarihi itibari ile fiil ehliyetine haiz olduğu ancak tapu devir işlem tarihi olan 31.10.2008 tarihinde fiil ehliyyetine haiz olmadığının mütalaa edildiğini ve işbu davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/238 Esas, 2012/306 Karar sayılı 17.07.2012 tarihli kararı ile tapu kayıtlarının iptaline kararı karar verilerek kararın kesinleştiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... Köyü, 1662,1963,2095,2667,1698 ve 1896 No.lu parselleri almayı vaad ettiğini ve sözleşmede de yazılan bedellerin peşinen ödendiğini, dava konusu taşınmazlarda 1963 ve 2095 parsel sayılı taşınmazların ... ... tarafından kamulaştırıldığını, bu sebeple bu taşınmazlardaki davalı murislerinin payına karşılık olmak üzere anılan bu taşınmazların dava tarihindeki bedelinin davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, yine dava konusu taşınmazlardan 1896 No.lu parsel için ... tarafından kamulaştırılmak üzere Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/415 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, kamulaştırma bedelinden dava konusu taşınmazın 2/4üne tekabül eden kısmının eldeki bu davadan haklı çıkan tarafa ödenmek üzere bloke edilmesine ve davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince devir tarihinde muris ...'in temyiz kudreti yerinde olmadığından başkaca inceleme yapılmadığını ve bu nedenle ... adına olan tapunun iptali ile muris ... adına tesciline karar verildiğini, bu şekliyle esasen karar verilerek kesinleştiğini ve yeniden yargılama yapılamayacağını, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini belirterek; davanın usul yönünden ve esastan reddine, yargılama masraf ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2667 parsel sayılı taşınmazdaki davalıların murisi ... adına kayıtlı 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 1698 olan parsel sayılı taşınmazdaki davalıların murisi ... adına kayıtlı 1/12 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, kamulaştırılan parseller yönünden ifa imkazsızlığının meydana geldiği tarih 31.10.2008 tarihi kabul edilerek, tespit edilen taşınmaz değerleri 142.820,00 TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kabulüne, 2667 parsel No.lu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verilen 570,13 m2'lik kısmının davalıların murisleri adına kayıtlı 1/2 payına isabet eden kısmının davacıya ait olduğunun tespiti ile Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 D. İş sayılı dosyasında 51.026,50 TL ve 2019/300 Esas sayılı dosyasında 8.837,15 TL olarak tespit edilen kamulaştırma bedellerinin nemaları ile birlikte ve 2942 sayılı Yasa'nın 10 uncu maddesi 9 uncu fıkrası uyarınca işleyecek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1. Davacı vekili; taraflarınca ifa imkansızlığı tarihi olarak seçilen tarihin hatalı olduğunu, dava tarihinden başka bir tarihe göre hesaplama yapan bilirkişi raporunu ve bu rapora göre tesis edilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, feragat nedeniyle red üzerine davalı tarafa 8.582,28 TL karşı vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, AAÜT'nin 13/2 nci maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin kabul veya reddolunan miktarı geçemeyeceği gözetilerek 2.000,00 TL karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 8.582,28 TL'ye hükmedilmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davalarının kabulü ile, tescile konu taşınmazların tapu iptal ve tesciline, tescili mümkün olmayanlar yönünden ise ıslah talepleri dikkate alınarak 226.280,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... 2667 parsel yönünden kısmen kamulaştırılan kısmının davacıya ait olduğunun tespiti ile kamulaştırma bedellerinin nemaları ile birlikte ve işleyecek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar vekili; satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bilirkişi raporlarında taşınmazlar için tespit edilen bedellerle davacı tarafından satış vaadi sözleşmesinde ödendiği belirtilen rakamların uyuşmadığını, aralarında fahiş fark olduğunu, ancak yerel mahkemenin kararında bu hususa ilişkin hiçbir açıklama yapmadığını, satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihteki rayicin altında olduğunu, o tarihteki gerçek değerinin çok fazla olduğunu, buna rağmen mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadığını, satış vaadi sözleşmesindeki bedelle bilirkişi raporlarında belirlenen bedeller arasında fahiş fark olduğu açık olup, bu nedenle kararın kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1896 parsel,1963 parsel, 2095 parsel için belirlenen tazminat miktarının raporda toplam 95.090,00 TL olduğu, davalının bu husustaki itirazında haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, 2667 parsel sayılı taşınmazdaki davalıların murisi ... adına kayıtlı 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 1698 olan parsel sayılı taşınmazdaki davalıların murisi ... adına kayıtlı 1/12 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 1896 parsel, 1963 parsel ve 2095 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar murisleri ... ve ... hisselerinin iptali ve tescili mümkün olmadığından (ifa imkansızlığı nedeniyle) 95.090,00 TL bedelin dava tarihi olan 09.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmasız ve davalılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacı vekili; mahkemece ifa imkansızlığı tarihi olarak seçilen tarihin hatalı olduğunu, ... hissesinin dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince ek raporun hiç görülmediğini, dava tarihinden başka bir tarihe göre hesaplama yapan bilirkişi raporunu ve bu rapora göre tesis edilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, feragat nedeniyle red üzerine davalı tarafa 8.582,28 TL karşı vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin kabul veya reddolunan miktarı geçemeyeceği gözetilerek 2.000,00 TL karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 8.582,28 TL'ye hükmedilmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davalarının kabulü ile, tescile konu taşınmazların tapu iptal ve tesciline, tescili mümkün olmayanlar yönünden ise ıslah talepleri dikkate alınarak 226.280,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... 2667 parsel yönünden kısmen kamulaştırılan kısmının davacıya ait olduğunun tespiti ile kamulaştırma bedellerinin nemaları ile birlikte ve işleyecek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar vekili; satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kamulaştırma bedeli dışında bir rakamın tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2667 parsel ve 1698 parseller yönünden bankada bloke edilen bedellerin mahsubuna karar verilmesi gerektiğini, 1963,2095,1896 parseller yönünden mükerrer tahsilata karar verildiğini, satış vaadi sözleşmesindeki bedelle bilirkişi raporlarında belirlenen bedeller arasında fahiş fark olduğu açık olup, bu nedenle kararın kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini belirterek,kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili ve tazminat istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi,

1. Somut olayda; UYAP sisteminden yapılan kontrolde mahkemece tescil hükmü kurulan 2667 parsel ve 1698 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının kamulaştırıldığı ve 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemiyle, mahkemece karar verilmeden önce 04.02.2021 tarihinde kapatıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, pasif tapu kaydı üzerinden ve infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2. Kamulaştırılması sebebiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı kalmayan 1963,2095,1896 parseller yönünden ise, ifa olanağının kalmadığı tarih olarak bilirkişi raporu ve ek raporunda farklı tarihler esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, taraflar arasında görülen Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/38 Esas, 2015/328 Karar sayılı dosyasında 1963 parsel sayılı taşınmaz için 1.875,90 TL, 2095 parsel sayılı taşınmaz için 21.786,20 TL kamulaştırma bedelinin nemalarıyla birlikte davalı...alınarak davacı kısıtlı ...'e ödenmesine karar verilmiş, karar 09.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Taraflar hakkında 1963 parsel ve 2095 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bedel kesinleştiğinden, mahkemece bu bedellerin nemasıyla birlikte hesaplanarak tahsiline karar verilmesi gerekir.

3. Kamulaştırılan 1896 parsel sayılı taşınmaz yönünden; satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunması halinde davacının malvarlığı ne durumda olacak ise o miktarda tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, mahkemece kamulaştırma bedelinin ve nemalarının tespiti ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

4. Ayrıca davacı tarafından vaad borçlusu ...'in dava konusu taşınmazlardaki hisseleri hakkında talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince bu hisseler yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.

Temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.