Esastan ret

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ve tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; davacı ile davalının baba oğul olduğunu, davacının, ölünceye kadar bakma ve gözetme kaydıyla 3162 ada 12 parsel sayılı, 5 numaralı bağımsız bölümün tamamı ile 3 numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesini davalı oğluna devrettiğini, davalı ...'in babasına hiç bakmadığını, davalının sorumsuz davranarak babasından devir aldığı dairelerin hileli şekilde devrettiğini, diğer davalıların bu durumdan haberleri olduğunu, davacının sözleşmeden döndüğünü, sözleşmenin iptali ile dava konusu dairelerin kendisine tescil edilmesini istediğini belirterek; 3162 ada 12 parsel sayılı, 5 numaralı bağımsız bölümün tamamı ile 3 numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davalılar üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

1. Davalı ... vekili; satın alma işleminin öncesinde taşınmazı birlikte gezdiklerini, taşınmazın birinde oturan ve işgalci olan davacının kendisinin gezdirdiğini, müvekkilinin emlak araştırması yaptığını, tapu kayıtlarında bir sorun olmadığını kontrol etmesi evleneceği ve bir eve ihtiyacı olması nedeniyle taşınmazları satın almaya karar verdiğini, diğer davalı ... vekili ... ile 15/07/2013 tarihli sözleşmeyi tanzim ettiklerini, bu sözleşmeye göre her iki taşınmazın satış bedelinin 150.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşme ile birlikte 25.000,00 TL peşin verildiğini, 85.000,00 TL'nin 5 No.lu dairenin satılması ile geri kalan 40.000,00 TL'nin ise 3 No.lu dairenin satılması ile ...'e verildiğini, taşınmaz kaydında bir şerh bulunmadığını, davacı oğlu arasındaki ilişkinin müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı ... ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla sunmuş olduğu 21/02/2014 tarihli dilekçesinde; davacının beyanlarının doğru olduğunu, davacının hem şahsına hem tapuları devralan kişilere karşı ceza davalarının devam ettiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ile davalı ... arasında yapılan 20/12/2001 tarih, 10997 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma akdinin feshine, 3162 ada 12 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 5 numaralı bağımsız bölüm ile 3 numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yalnızca edinme sebebi olarak belirtildiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazları diğer davalı ...’e vekaleten ... isimli şahısla pazarlık yaparak ve bedelini nakit ödeyerek satın aldığını, iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazları satın alabilecek maddi imkana sahip olduğunu, müvekkilinin taşınmazları tapu kayıtlarına güvenerek üzerlerinde hiçbir şerh olmadığını kontrol ederek satın aldığını belirterek, kararın kaldırılmasın talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların davalılar arasındaki devir tarihlerinin birbirine çok yakın olduğu, ceza dosyalarında ifadelerine başvurulan bu davalıların ifadeleri ve davalı ...'in ifadeleri tümüyle değerlendirildiğinde davalıların iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesindeki nedenlere dayanarak ve re'sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklı sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 611 ve devamı maddeleri.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.