Ret

SAYISI: 2017/221 E., 2022/72 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı bankadan 2016 yılında kullandığı kredinin teminatı olarak ...'a ait taşınmazlar üzerinde 1. dereceden davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, davalı bankanın 25.04.2017 tarihli yazısı ile...’ın kullandığı kredinin 25.04.2017 tarihinde kapama tutarının 1.070.000,00 TL olduğunu, bu tutarın ödenmesi halinde ipotek fek yazılarının 15 gün içinde Tapu Sicil Müdürlüğüne göndereceğini kabul ve beyan ettiğini, davacının 25.04.2017 tarihinde 1.070.000,00 TL'yi ödediğini, bu ödemenin üzerinden bankanın taahhüt ettiği 15 günden fazla zaman geçmesine rağmen taşınmazlar üzerindeki ipotekleri kaldırmak için davalı bankaca herhangi bir işlem yapılmadığını, taşınmazlar üzerindeki ipotekler kalkmadığı için davacının ticari ilişkilerinde sıkıntı yaşadığını, büyük zararlara uğradığını, söz konusu kredinin ... adına olmasına rağmen davacı şirketin grup şirketi olup kredi kullanımlarında ipoteğe konu taşınmazların şirket ve ortaklarının kullandığı kredilere teminat olarak verildiğini, davalı banka söz konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipotekleri kaldırmadığı için Burganbank'ın mevcut 5.000.000,00 TL tutarlı ipotekli kredi limitinin izlemeye alındığını, kredi ödemesi yapılamadığını, bu nedenle çeklerinin karşılık yazıldığını, bankalardan kredi kullanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kredi borcunun tamamının ödendiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile davalı banka arasında akdedilmiş herhangi bir kredi sözleşmesi bulunmadığını, davalı bankanın kredi müşterisinin dava dışı... olduğunu, karşılıksız kaldığı iddiasıyla davaya dayanak yapılmak istenen çeklerin keşidecisinin kredi müşterisi... ve ipotekli taşınmazların malikinin ... olduğunu, davacı şirket olmadığını, Develi Tapu Sicil Müdürlüğünce gönderilen tapu kaydında dava dışı ...'a ait taşınmazlar üzerine Burgan Bank A.Ş. lehine 24.04.2017 tarihinde birinci dereceden ipotekler tesis edildiğinin görüldüğünü, davacı tarafça dosyaya sunulan dekont suretine göre davalı bankanın ipotek fekki için Burgan Bank A.Ş.'ne verdiği taahhüde konu 1.070.000,00 TL'nin de, Burgan Bank A.Ş. tarafından, ipotek tesisini takip eden gün içinde 25.04.2017 tarihinde davalı bankaya gönderildiğinin görüldüğünü, davalının kredi alacağının teminatını teşkil eden ipotekleri fek edebilmesi için kredinin kefillerinin muvafakat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile... arasında 15.12.2016 tarih 2.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi akdedildiği, ... ve davacı şirketin sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili oldukları, söz konusu kredi sözleşmesine istinaden 16.12.2016 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelli tarım kredisi kullandırıldığı, ... adına kayıtlı üç adet taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 1. dereceden ipotek tesis edildiği, Burgan Bank A.Ş. ile davacı şirket arasında 18.01.2017 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu genel kredi sözleşmesine istinaden Burgan Bank A.Ş. tarafından davacı şirkete 25.04.2017 tarihinde 1.500.000,00 TL tutarlı tarım kredisi kullandırıldığı, ... adına kayıtlı üç adet taşınmaz üzerinde Burgan Bank A.Ş. lehine 2. dereceden ipotek tesis edildiği, davalı bankanın...'ın kullandığı kredilerin 25.04.2017 tarihi itibariyle kapama tutarının 1.070.000,00 TL olduğunun bildirildiği, bu bedelin ödenmesi halinde 15 gün içerisinde ipoteklerin fek edileceğinin taahhüt edildiği, davacı şirketin davalı bankaya ipoteğin fekki için 25.04.2017 tarihinde 1.070.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak 15 gün içerisinde ipotekler fekkedilmediği için Burgan Bank A.Ş. tarafından davacı şirkete 1.070.000,00 TL dışında başka kredi kullandırılmadığı, 25.04.2017 tarihinde davacı şirketin Burgan Bank A.Ş.'den 1.500.000,00 ve Şekerbank'tan 2.544.000,00 TL kredi kullandığı, karşılıksız kalan çeklerin ise 22.05.2017 keşide tarihli 58.700,00 TL bedelli ve 28.05.2017 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çekler olduğu, davacı şirketin 25.04.2017 tarihinden sonra 4.044.000,00 TL kredi kullandığı, ödenmeyen çekler toplamının ise 98.000,00 TL olduğu, aldırılan 07.12.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının iddia ettiği husus nedeni ile mali yapısında bir zarar olmadığının tespit edildiği davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği, şirketin nakit akışını ve ödemelerini önceden planlaması, çek karşılıklarını bulundurması gerektiği, davacı şirketin karşılıksız kalan çek miktarlarının kullandığı krediden düşük olduğu, ayrıca çeklerin karşılıksız kalmasının tek sebebinin banka kredisi kullanılamaması olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından Burgan Bank A.Ş.'ne hitaben gönderilen 25.04.2017 tarihli yazıda ipoteğin fekki için sadece ....'a ait kredilerin 24.04.2017 tarihi itibariyle kapama tutarı olan 1.070.00,00 TL'nin ödenmesi halinde taşınmazlar üzerinde banka lehine tesis edilen ipoteklerin fekki için 15 gün içerisinde tapu sicili müdürlüğüne yazı gönderileceği belirtildiği halde bu edimini zamanında yerine getirmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiği halde Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının zararı ile davalı banka arasında uygun illiyet bağı olduğunu, davacı şirket ile davalı banka arasında ipoteğin fekkine dair bir sözleşme yapıldığını, davacı 25.04.2017 tarihinde 1.070.000 TL'yi ödeyerek üzerine düşen edimi ifa ettiği halde, davalının belirtilen süre içinde edimini ifa etmeyerek borca aykırı eylemi gerçekleştirdiğini, 13.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin 2017/6 ncı ay sonu itibariyle vermiş olduğu geçici vergi beyannamesinde dönem zararının 289.614,28 TL olduğunu, 2017/12 nci ay sonu itibariyle vermiş olduğu geçici vergi beyannamesinde dönem zararının 331.013,79 TL'ye ulaşması sebebiyle davacı şirketin ticari faaliyetlerinde daralmanın olduğu ve zarara uğradığının, davacı zararı ile davalı bankanın ipotekleri zamanında fekketmemesi arasında illiyet bağı bulunduğunun, ipoteklerin kaldırılmasının talep tarihi olan 25.04.2017 ile 02.06.2017 dava tarihi aralığında davacı şirketin herhangi bir bankadan kredi kullanmadığının tespit edildiğini, 25.05.2017 tarih 58.700,00 TL'lik çekin 25.05.2017 tarihinde, 28.05.2017 tarih 40.000,00 TL'lik çekin ise 29.05.2017 tarihinde karşılıksız yazıldığını, davalı bankanın ipotekleri fekketmesi için son tarihin 25.04.2017'ye 15 gün ilavesiyle 10.05.2017 tarihi olduğunu, bilirkişi raporunda davalı bankanın ipotekleri zamanında fekketmemesi sonucu kredi kullanamayan davacı şirketin maddi zarara uğradığının da belirtildiğini, bu yöndeki raporlara rağmen mahkemece aksi yönde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın mevcut ipotekleri fekketmemesi sebebiyle davacı şirketin ticari işletmesi için gerekli krediyi tedarik edemediğinden 28.05.2017 ve 22.05.2017 keşide tarihli toplam 98.700,00 TL tutarlı çekleri ödeyemediğini, çeklere karşılıksızdır ibaresi yazılarak davacının ticari itibarının sarsıldığını, kaldırılmayan ipotekler nedeni ile davacı şirketin Burgan Bank A.Ş. nezdinde 5.000.000,00 TL onaylı kredisinden yalnızca 1.070.000,00 TL'sini kullanabildiğini, kalan miktarın ise bir daha kullandırılmadığını, bu nedenle çok zor duruma düşen davacının ticari faaliyetlerinin devamını sağlamak için taşınmazlarını piyasa değerinin altında satmak zorunda kaldığını, bu hususun tespiti için Yahyalı Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep etmiş olmalarına rağmen bu taleplerinin dikkate alınmadığını, davacı şirketin Ziraat Bankası ... Şubesi, Şekerbank.... Şubesi, Burganbank .... Şubesi ve.... Çarşı Şubesinden kullanmış olduğu kredileri ipoteğin fek edilmemesi nedeni ile ödeyemeyerek temerrüde düştüğünü, bütün bu kredileri yapılandırmak zorunda kaldığını, yapılandırma nedeni ile fazla ödediği faiz ve diğer masraf tutarlarının bankalardan gelen cevabi yazılar ile hesaplanabilecek durumda olmasına rağmen bilirkişice hesaplama yapılmadığını, Mahkemece bu itirazlarının da değerlendirilemediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacının kredi borcunu erken kapatmak amacıyla yatırdığı bedel sonrası kredinin kapatılmaması ve bu kredi nedeniyle taşınmazlar üzerinde tesis edilen ipoteklerin fekkedilmemesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu olayda davalı bankanın, kendi kusursuzluğunu kanıtlamak zorunda olduğu, ancak davacının keşide etmiş olduğu 28.05.2017 tarih 40.000,00 TL bedelli çek ile 22.05.2017 tarih 58.700,00 TL bedelli çeklerin sadece banka kredisi kullanılmaması sebebiyle ödenemediğinin söylenemeyeceği, davacının dosyada yer alan kurumlar vergisi beyannamesi ekindeki bilanço kalemleri incelendiğinde aktif toplamının 11.749.202,43 TL olduğunun görüldüğü, bu büyüklük içinde toplamda 98.700,00 TL tutarlı çeklerin ödenememesinin tek nedeninin ipoteklerin fekkedilmemesi olmadığı, zarar oluşumuna etki eden pek çok faktörün olabileceği, davalının eylemi nedeniyle davacının tazmini gerekir bir zararının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davacının kredi borcunu erken kapatmak amacıyla yatırdığı bedel sonrası kredinin kapatılmaması ve bu kredi nedeniyle taşınmazlar üzerinde tesis edilen ipoteklerin fekkedilmemesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112 nci maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.