Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamı, tutanaklar ve oluşa göre, sanığın oturmakta olduğu babasına ait dairenin katılana satışı üzerine, sanığın aynı dairede oturmaya devam etmesini teminen 05.09.2013 tarihli kira sözleşmesi ile katılan ve sanık arasında kiracı-kiraya veren ilişkisi kurulduğu, kira sözleşmesinde demirbaş eşyalar kısmının boş bırakıldığı ve kiralanan dairenin “boş daire” olarak kiraya verildiği anlaşılmakla, sanığın daireyi boşaltırken demirbaşlar arasında bulunan ankastreleri, vestiyeri, 2 adet klima, mutfak kapısı ile spot lambaları sökerek götürdüğü, ayrıca evin kartonpiyerlerini kırıp, duvar kağıtları ile doğal gaz boru uçlarını kesmek suretiyle zarar verildiği iddia edilmiş ise de; suça konu eşyaların sanık tarafından alındığına dair dosya kapsamında faturaların mevcut olduğu, meydana gelen hasarların da uzun süre kullanıma bağlı yıpranmalar olabileceği ve tanıkların alınan beyanları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliği taşıdığının anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık ve mala zarar verme kastıyla hareket ettiğine ilişkin mahkumiyetine yetecek nitelikte delil bulunmadığı gözetilerek, sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.07.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.