Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2010 gün ve 2009/256-2010/497 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.06.2012 gün ve 2011/2017-2012/10808 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleriyle davalı ... arasında yapılan Temmuz 2009 tarihli sözleşmeyle davalı ile Lema Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş’ndeki davacı hisselerinin davalıya satış ve devrinin kararlaştırıldığını, müvekkillerinin hisselerini sadece ...’a devrettiklerinde asgari ortak sayısının dört kişiye düşmesi sebebiyle davalı ...’ın talebi üzerine bir kısım hisselerin ... tarafından devralınmasının kararlaştırıldığını, buna karşın davalılar ... ve ...’ın söz konusu devri almaya yanaşmadıklarını ancak şirkette şirket ortağıymış gibi faaliyette bulunduklarını, bankalara yazdıkları yazılarda kendilerine ait isim ve kaşeleri kullandıklarını ileri sürerek, müvekkillerine ait davalı Lema A.Ş. ortaklık payının davalılara devredildiğinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, TTK’nda anonim şirket çıplak paylarının devri için özel bir usulün belirlenmediği, bu tür pay devrinin Borçlar Kanun'un 162 ve devamı maddeleri uyarınca alacağın temliki yazılı usulüne tabi olduğu, davacılarla davalı ... arasında yazılı bir pay devri sözleşmesi bulunmadığı, ... dışındaki taraflar arasında 01/08/2009 tarihli sözleşme ile davacıların dava dışı Ansaş Anadolu Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi'ndeki hisselerinin ...’a satışı ve dava dışı bir kısım hissedarların hisselerini davalıya satmalarını sağlamak yanında sözleşmenin 7inci maddesinde dava konusu Eskişehir Özel Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi'nde olan 11.250'şer hisselerini de bedelsiz olarak davalıya devretme konularında anlaştıkları, sözleşmenin asıl konusunun dava dışı Ansaş şirketinin satışına ilişkin olduğu, nitekim davacıların sözleşmenin 6 ncı maddesinde Ansaş şirketinin ortağı olduğu Eskişehir Özel Hayat A.Ş'nin işlettiği hastanenin göz bölümünü işleten, hissedarı olmadıkları AGM limitet şirketi ve radyoloji bölümünü işleten kendilerine ait Porsuk Tomografik Limitet Şirketi'nin demirbaşlarının %33'ünü de bedelleri Ansaş satış bedeli dahilinde olduğu belirtilerek devretmeyi taahhüt ettikleri, bu maddenin devamında da dava konusu şirketin bütün hisselerinin bedelsiz olarak davalıya devredileceğinin belirtildiği, sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu şirketin dava dışı Ansaş A.Ş. için kararlaştırılan bedel içinde devredildiği kabul edildiğinden davalı vekilin geliştirdiği hibe savunmasına itibar edilmediği ancak davalı vekilinin tarafların da katıldıkları 23/09/2008 tarihli sözleşme sebebiyle dava konusu sözleşmenin kadük yani uygulanamaz hale geldiğini
savunduğu, bu sözleşmenin 4 b maddesinde hissedarlık sözleşmesi olarak adlandırılan Eskişehir Hayat Hisse devri ve hisse devri vaadi sözleşmesi başlıklı 10 Ocak 2008 tarihli ilk sözleşmenin konusunun da davacıların ortağı oldukları ve dava konusu olan 01/08/2008 tarihli sözleşmenin asıl satış konusu olan Ansaş’ın Eskişehir Hayattaki %99,996 hisseden %29,999 unun ve Mehmet Eroğlu’nun bir adet hissesinin Erez A.Ş’ne devri hakkında olduğu, dava dışı Ansaş A.Ş’nin ana hissedarları ile davalı ... arasında yapılan dava konusu 01/08/2008 tarihli sözleşmenin imzalandığı bu sözleşmeden sonra davalı vekilin bahsettiği, tarafların da katıldıkları 23/09/2008 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme ile yine 10/01/2008 tarihli sözleşmede olduğu gibi Ansaş Eskişehir Hayat Özel Sağlık ve Turizm Hizmetleri Anonim Şirketi'ndeki kalan hissesinden %51’nin satın alındığı her iki sözleşme ile Eskişehir Hayat A.Ş. hisselerinin %80.996'sının davacıların ortağı oldukları Ansaş A.Ş. elinden çıktığı, sözleşmenin dava konusu sözleşmeye doğrudan atıf yaptığı maddesinde, dava konusu hisse devir sözleşmesinin 2'nci maddesindeki senetlere atıfta bulunularak ...’ın sözleşme gereğince verdiği bonoların karşılığı olan hisselerin iade edilmesi ile konusuz kaldığından söz edildiği, dolayısıyla taraflar arasındaki bir hisse devir anlaşmasının koşulları yerine getirilmediğinden davalı ... ve şirket hakkındaki davanın sübut bulmaması sebebiyle, diğer davalı ... hakkındaki davanın ise pasif taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Ancak, anonim şirket hisse devrinin tespiti ile davalı şirket defterine kayıt ve tescili istemli işbu davanın hem davalı şirket hem de hisseleri devir aldığı ileri sürülen ... bakımından aynı nedenle reddine karar verilmesine ve kendisini vekille temsil ettiren bu davalılar yararına tek bir vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı vekalet ücreti tayin edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde onanmış olduğundan, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.06.2012 tarih, 2011/2017 Esas, 2012/10808 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.06.2012 tarih, 2011/2017 Esas- 2012/10808 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın hüküm fıkrasının 7. paragrafının tamamen çıkarılmasına, 6. paragrafındaki ‘Davalı ...’ın’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘Davalı ... ile davalı şirket’, ‘...davalı ...’a...’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘davalı ... ile davalı şirkete...’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.