Taraflar arasında görülen davada Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2010 tarih ve 2009/379-2010/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Eskişehir SGK İl Müdürlüğü'nce, müvekkili olan idareye Eskişehir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nün 2005 yılı 11. döneme ait işçi SSK prim borcunun bulunduğunun ve bu borcun ödenmemesi durumunda yasal işlem başlatılacağının bildirildiğini, müvekkil kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nün 2005 yılına ait Aylık Sigorta Hizmet ve Prim Bildirgesinin 506 Sayılı Kanunun 79. maddesine göre süresi içinde 29/12/2005 tarihinde internet ortamında 95.687,15 YTL (prim+işsizlik) olarak davalı SGK'ya bildirdiğini, bu döneme ait çalışan işçilerin SSK Primlerinin 506 Sayılı Kanun'un 80. maddesine göre ödenmesi için 12/12/2005 tarihli "Tahakkuk Müzekkeresi ve Verilen Emri" ile dönem bodrosu ve eklerinin Eskişehir Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü'ne gönderildiğini, aynı döneme ait işçilerin ikramiyelerinin ödenmesi ve tahakkuk eden sair ödemelerin yapılması için 16/12/2005 tarihli "Tahakkuk Müzekkeresi ve Verilen Emri" de yazı ekinde aynı Müdürlüğe gönderildiğini, bu döneme ait sigorta prim tutarları (işsizlik dahil) 96.159,40 YTL olarak Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğünce 27/12/2005 gün ve 5110 Sayılı gönderme emri ile Ziraat Bankası'nda bulunan SGK İl Müdürlüğü'nün ilgili hesabına havale edildiğini, bu turarın davalı bankaca 28/12/2005 tarihinde geri gönderildiğini, emanete alma işleminin yapılmadığını, aynı tutarın 18/01/2006 tarihinde 71 sayılı ödeme emri ile müvekkil kurumun Muhasebe Müdürlüğü tarafından tekrar SGK'nın ilgili hesabına gönderildiğini, 19/01/2006 tarihinde SGK'nın ilgili davalı banka hesabından geri dönüş yapıldığını ve emanete alma işleminin uygulanmadığını, bunun üzerine ilgili tutar 03/02/2006 tarih ve 313 nolu ödeme emri ile davalı bankaya gönderildiğini ve SGK'nın hesaplarına manuel olarak aktarıldığını, bunun sonucunda süresinde yatırılmayan prim borcu nedeniyle davalı SGK tarafından müvekkil idare adına 8.911,76 TL gecikme zammı tahakkuk ettirilerek tahsil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.911,76 TL'nın hazine alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, ıslah dilekçesiyle de 10.212 TL'nin tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı SGK vekili, davalı banka tarafından yapılan iadenin sebebi araştırıldığında, İl Çevre Orman Müdürlüğü'nce, Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü'ne verdikleri ödeme emri belgesi üzerinde SSK kesinti toplamının 88.159,40 TL işsizlik, kesinti toplamının 7.734,00 TL olmak üzere toplam 96.159,40 TL olduğu, İl Çevre Orman Müdürlüğü'nün vermiş olduğu tahakkuk toplamının ise 95.687,25 TL olduğunu öğrendiklerini, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün 29/11/2005 tarih ve 22221 Sayılı Genelgesinde ödeme emri belgesi üzerinde kesilen SSK aidatları ile SSK'ya verilen tahakkukların aynı olması gerektiği aksi takdirde bankaca işlem yapılamayacağının belirtildiği, bu nedenle davalı bankaca iade edildiğini, müvekkil kurumun gecikmeden kaynaklanan kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Ziraat Bankası vekili, müvekkil banka ile Hazine Müsteşarlığı ve Maliye Bakanlığı arasında 31/08/2007 tarihinde yapılan Tek Hazine Hesabının Uygulanmasına İlişkin Muhabir Banka Protokolünün 10. ve 11. maddesi uyarınca sorumluluğun davacıdan kaynaklandığını, müvekkil kurumun gecikmeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ... aleyhine alacak davası açılmış ise de davacı da davalıda idare olması nedeniyle yasal düzenleme gereğince davaya bakmakla Ankara Hakem Mahkemesi görevli olduğu, diğer davalı Ziraat Bankası yönünden ise davalı Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'nün, diğer davalı ... ile yaptığı sözleşmeye göre işlem yaptığı, her iki davalı arasında yapılan protokole göre, yazılımı yapılan bilgisayar programının izin vermemesi nedeni ile ödenmek istenen tutarın davalı Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'nün iradesi dışında diğer davalının hesabına geçirilemediği, davalı T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'nden kaynaklanan her hangi bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Başkanlığı'na yönelik davada dava dilekçesinin görev yönünden reddine, davacının diğer davalı SGK'ya yönelik davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.