İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/439 Esas, 2019/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan, 3 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/5968 Esas, 2019/7220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararının kaldırılmasına, sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delâletiyle aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle kurulan hükümde, İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşma açılması ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/5968 Esas, 2019/7220 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2024 tarihinde karar verildi.