SUÇLAR: Kamu malına zarar verme, kasten yaralama, kamu görevlisine hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında kasten yaralama ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/8. maddesine göre "Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki hükmü karşısında; sanık hakkında kasten yaralama ve kamu görevlisine hakaret suçlarının, kamu malına zarar verme suçu ile birlikte işlenmiş olması nedeniyle basit yargılama usulünün uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde; tanık ve şikâyetçinin anlatımlarına göre, hakaret eyleminin okul önünde meydana geldiği ve aleniyet unsurunun oluştuğu gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/4. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Milli Eğitim Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi üzerine 21.02.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü, ... vekilinin 22.02.2021 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olduğu ve suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.