...
KATILAN MAĞDURE: ...
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK (SSÇ): ...
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
SSÇ hakkında verilen hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/184 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile SSÇ'nin atılı suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün ve yine aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
Sadece mağdurenin beyanına dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesinin kanuni olmadığını, dosyada başka delil bulunmadığını, olay mağdurenin anlattığı şekilde olsa dahi rızanın mevcut olduğunu, cebir ve tehdit ile hürriyetinden yoksun bırakmadığını, aralarındaki görüşmelerin rıza ile olduğunu beyanla kararın bozulması talebine ilişkindir.
Mahkemesince "Mahkememizde yapılan yargılama sırasında alınan müdahil ve mağdure beyanları, mesaj tespit tutanağı ve dökümü, ÇİM Adli Görüşme ve Değerlendirme Raporu, Teslim Tesüllüm Tutanakları, emanet makbuzu, inceleme raporu, mağdurenin 21.01.1999 tarihinde Meram Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalında doğduğuna ilişkin yazı cevabı, mağdurenin sağlık personeli eşliğinde doğduğuna ilişkin doğum tutanağı, nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ile mağdurenin Facebook isimli sosyal medya üzerinden tanıştıkları, mesajlaştıkları ve zamanla aralarında duygusal ilişki başladığı, sanığın talebi üzerine mağdurenin cinsel organı ve göğüs bölgesinin fotoğraflarını çekip sanığa gönderidiği, daha sonra mağdurenin bundan pişman olduğu ve ailesine söylemek istediğinde bunu öğrenen sanığın mağdureyi tehdit etmeye başladığı ve mağdure ile yüzyüze görüşmek istediği, görüşmezse elindeki fotoğrafları her yerde yayınlayacağını söyleyerek tehdit etmesi üzerine mağdurenin de görüşmeyi kabul ettiği, 2015 yılı başında sanığın kullandığı araç ile mağdureyi okuduğu okuldan alarak boş bir araziye götürdüğü, içerisinde bulundukları aracın kapısını kilitleyerek ve mağdurenin cep telefonunu alarak mağdurenin kıyafetlerinin üzerinden göğüslerine dokunduğu, mağdurenin sanığı iteklediği, ancak sanığın buna rağmen mağdurenin cinsel organına dokunmaya çalıştığı ve mağdurenin gögüslerinin fotoğrafını çektiği ve mağdurenin elini tutarak kendi cinsel organına dokundurduğu ve zorla cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğu, sanığın cinsel organı mağdurenin boğazına doğru gittiğinde mağdurenin sanığın üzerine kustuğu, daha sonra sanığın mağdureyi araçla götürüp evlerinin yakınına bıraktığı, bu olaydan sonra mağdurenin sanığın Facebook hesabını engellediği, bir süre sonra sanığın ayrı bir Facebook hesabı açarak mağdureye 'üstüme kustuğunun acısını sana göstereceğim, o fotoğrafları yayınlayacağım' diye mesaj göndermesi üzerine mağdurenin tekrar sanığın kendisini eklediği, 01.04.2015 tarihinde sanığın yeni fotoğraf göndermesi istediğini içeren mesaj gönderdiği ve eğer yeni fotoğraflar göndermezsen elinde bulunan fotoğrafları porno sitesinde yayınlayacağını söyleyerek mağdureye şantajda bulunduğu, eylemlerin mağdurenin 15 yaşını ikmal etmesinden sonra gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, böylece tüm dosya kapsamına göre sanığın mağdureye karşı cebir ve tehdit kullanarak mağdurenin ağzına cinsel organını sokmak, mağdureyi öpmek göğüslerine dokunmak suretiyle çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar ve cinsel amaçlı cebir ve tehdit kullanmak suretiyle çocuğu hürriyetinden yoksun kılma, mağdureye ait fotoğrafları yayınlayacağını beyan ederek atılı şantaj ve mağdurenin çıplak resimlerini kaydetmek suretiyle atılı özel hayatın gizliliğini ihlal ile mağdureye hakaret içeren mesajlar göndermek suretiyle atılı hakaret suçlarını işlediği tüm dosya kapsamıyla sabit olduğundan" şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, SSÇ müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
Gerekçede açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/184 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararında SSÇ müdafiii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden SSÇ müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ve Üye ...'nın muhalefeti ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
Akran olan mağdure ve ssç'nin aralarında duygusal ilişki bulunması, ilk buluşmalarının mağdurenin rızası ile gerçekleştiği, mağdurenin ilk çıplak fotolarını da rızası ile ssç'ye gönderdiği, mağdurenin ssç'nin cinsel organını ağzına aldığı için kustuğu şeklindeki iddiasının, eylemin rızası ile gerçekleşesi halinde de olabileceği, iddianamede geçen ve ssç tarafından gönderildiği kabul edilen mesajların, ilk buluşma öncesinde değil, ikinci buluşma için gönderildiği ve bu mesajlardan sonra ssç ve mağdurenin buluşmadıkları ve cinsel istismar oluşturacak herhangi bir eylemin gerçekleşmediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, ssç hakkındaki mahkumiyet kararlarına karşı temyiz incelemesinde bu kararların beraat yönünde bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
...