Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait davalı nezdinde sigortalı olan taşınmazın bulunduğu Yüksekova'da yaşanan operasyonlar nedeni ile davacının evinde büyük zarar oluşup kullanılamaz ... geldiğini, ev eşyalarının da tamamen zayi olduğunu, hasar tespit çalışmaları sonucu yıkım kararı verildiğini, itiraz üzerine yıkım kararı kaldırılarak hasar kararı verildiğini beyanla fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile ev eşyaları için 1.000,00 TL ve taşınmazın uğradığı zarar için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL'nin başvuru tarihi 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki ve görev itirazında bulunarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK 1435. madde uyarınca beyan yükümlülüğünün ihlal edildiğini, olayın ani ve beklenmedik olmadığını, iyi niyet ve dürüstlük kuralının ihlal edildiğini ve talebin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; sigortalı konutun terör teminatının bulunduğu, dava konusu konuta ait eşyaların 20.000,00 TL, binanın ise 150.000,00 TL sigorta bedeli ile teminat altına alındığı, davaya konu rizikonun teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, sigortalı eşyaların ve binanın yaşanan olaylardan dolayı zarar gördüğü, poliçenin hasar tarihinde yürürlükte olduğu, zararın terör klozu teminatı içerisinde olduğu, sigorta poliçesindeki limit içerisinde kalan zararın sigorta kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği, usul ve yasaya uygun hazırlanan oluşa uygun, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu ile ... İl Özel İdaresi Zarar Tespit Komisyonu tarafından ve eksper tarafından düzenlenen raporlar incelendiğinde ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yazı cevabı, dosya arasına celp edilen evraklar ile yapı ruhsatı bir arada değerlendirildiğinde dosya içindeki mevcut Zarar Tespit Komisyonu ile eksper raporundan kısmen faydalanıldığında, sigorta poliçesinde belirtilen özel şartlarda %5 terör muafiyetinin düşülmesi gerektiği de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 87.081,75 TL bina hasarı, 13.537,50 TL eşya hasarı olmak üzere toplam 100.619,25 TL sigorta tazminatı alacağının sigorta poliçeleri limitlerinde kalmak kaydı ile 28.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; poliçenin geçersiz olduğu ve taleplerin kapsam içinde olmadığını, taşınmazın Silo Tatlı adına kayıtlı olup muvafakati bulunmadığını, beyan yükümlüğünün ihlal edildiğini, gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel hasarın sigorta teminatı altına alınmaya çalışıldığını, sigorta poliçesinin sokağa çıkma yasağından hemen önce tanzim ettirildiğini, ani ve beklenmedik olay olmadığını, iyi niyet ve dürüstlük kurallarının ihlal edildiğini, zarar tespit komisyonları ve ilgili kurumlardan bilgi istenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, rapora itirazları karşılar esaslı rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı uygulandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükünün davalı ... şirketinde olduğu, davalının hasarın teminat dışında kaldığını ispat edemediği, bu yönlerden İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu diğer istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği gerekçesiyle buna ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne, 87.081,75 TL bina hasarı, 13.537,50 TL eşya hasarı olmak üzere toplam 100.619,25 TL sigorta tazminatı alacağının sigorta poliçeleri limitlerinde kalmak kaydı ile 15.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, konut sigortasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunun kararda benimsenmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.