Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.04.2014 tarihinde dava dışı Zülküf Yıldırım sevk ve idaresindeki Sakarya'dan ...'a mevsimlik işçi taşıyan aracın karıştığı çift taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızı Mizgin Akgül'in vefat ettiğini, aracın zorunlu ferdi koltuk sigortası bulunmaması nedeniyle davalı tarafa başvurulduğunu, davalının aracın kullanım amacının hususi olduğunu belirterek ödeme yapmadığını, taşımanın şehirlerarası olması, aracın ruhsatında kullanım amacının yolcu nakli olması, taşımanın ücret karşılığı yapılması ve ferdi koltuk sigortası ölüm teminatının hesaplama gerektirmemesi sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/181 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşımanın 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası veya uluslararası bir ticari taşıma olmadığını, sürücü beyanına göre taşımanın ücret karşılığı yapılmadığını, bu sebeplerle zorunlu koltuk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, davanın temelinin haksız fiil olduğunu ve avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar murisinin ve diğer yolcuların tarım işçisi olarak Sakarya İlinden ... İline doğru seyahat ettikleri, kazanın bu sırada meydana geldiği, taşımanın ücret karşılığı yapıldığı, seyahatin 100 kilometrenin üstünde ve şehirlerarası olduğu, bu haliyle taşımanın ticari bir faaliyet olduğu, ferdi kaza koltuk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu, sigortanın bulunmaması sebebiyle tazminattan davalı tarafın sorumlu bulunduğu, zorunlu koltuk sigortasının meblağ sigortası olup teminat miktarının ölüm halinde maktu olduğu, bu nedenle alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/181 sayılı takip dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin ticari faizi ile birlikte devamına, takip miktarı üzerinden % 20 oranında davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taşımanın ücret karşılığı yapılmadığını ve ticari bir taşıma olmadığını, Karayolu Taşımacılık Yönetmeliği'nde belirlenen yetki belgelerinin hiçbirinin alınmadığını, araç ruhsatına göre kullanım amacının hususi olduğunu, zorunlu ferdi kaza koltuk sigortası yaptırılması gerekmediğini, bu sebeple davalı tarafın sorumluluğu bulunmadığını, alacağın yargılama sonucu belli olacağını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, avans faizine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; trafik kazasının 18.09.2014 tarihinde meydana geldiği, kaza yapan aracın ruhsatında aracın kullanım amacının ''yolcu nakli'' olduğu ve "hususi" araç olarak yazılı olduğu, kapasitesinin 15 kişilik olduğunun belirtildiği, yetki belgesi bulunmadığı, soruşturma aşamasında, araçta bulunan yolcuların ... İlçe Jandarma Komutanlığınca alınan ve birbirini teyit eden ifadelerine göre yolcuların mevsimlik işçi olarak gittikleri Sakarya ilinden ...'a gelirken ruhsatında hususi minibüs olduğu belirtilen minibüs ile ücret karşılığı yolcu olarak taşındığı sırada kazanın meydana geldiği, taşımanın ticari mahiyette olduğu ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırılmasının zorunlu olduğu, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası tür itibariyle can sigortası türü olup rizikonun gerçekleşmesi ile sigortalı ölmüş ise poliçede ölüm halinde ödenecek sigorta bedeli gösterilmiş bulunduğundan diğer bir deyişle ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden ve sigortanın bu bölümü bir meblağ sigortası niteliğinde olduğundan gerçek zarar hesaplamasına girişilmeksizin bu miktarın aynen ödenmesi gerekmektedir ve bu nedenle de alacak bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olduğundan mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacıların murisinin bulunduğu aracın ruhsat bilgilerine göre kullanım amacının hususi olması nedeniyle yasal faiz talep edilmesi ve yasal faize hükmedilmesi gerektiği, kamu düzeni yönünden resen yapılan istinaf incelemesinde ise; mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmamasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yerine, davacılar tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/181 sayılı dosyasında davalı (borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, icra takip tarihi olan 15.03.2019 itibariyle davacı ... yönünden 87.500,00 TL asıl alacak ve 302,05 TL işlemiş faiz, diğer davacı ... yönünden 87.500,00 TL asıl alacak ve 302,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 175.000,00 TL asıl alacak ve 604,10 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibinin devamına, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, alacak likit nitelikte olduğundan asıl alacağın % 20'si oranında belirlenen 35.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; araç ruhsat bilgilerine bakıldığında yolcu nakline özgülenen minibüs cinsinde bir araç olduğunun görüleceğini, yolcu ve tanıkların ifadelerinde sürücüyü tanımadıklarını, ücret mukabilinde taşındıklarını beyan ettiğini, şehirlerarası taşıma olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebeplerden faiz hususu hariç olmak üzere aynı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucu davacıların kızlarının ölümü nedeniyle, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk sigorta bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, ... Yönetmeliği 9/1-b. Maddesi, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Kazaya karışan araç minibüs olup taşımanın ticari amaçlı olmasına göre, istem gibi avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1-b numaralı bendinde yer alan "yasal" ibaresinin çıkartılarak yerine "avans" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.