Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı ...Kum ve Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.04.2010 tarihinde davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın davacıların kızı/kardeşi olan destek yayaya çarparak ölümüne neden olduğunu, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı anne ve baba için ayrı ayrı 2.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeşler için ayrı ayrı 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın, 500,00 TL defin giderinin davalılardan tahsilini talep etmiş; 11.04.2012 tarihli dilekçesi maddi tazminat talebinin bir kısmını ıslah etmiştir.

Davalı ...Kum ve Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini, ayrıca Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın karar kısmında 10.000,00 TL'lik nakti kefalete hükmedildiğini, 10.000,00 TL'nin 7.000,00 TL'sinin müteveffa yakınlarına verilmesine ve kalan 3.000,00 TL'nin diğer davalı olan Hıdır'a iadesine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemenin 06.06.2012 tarihli ve 2010/186 Esas, 2012/119 Karar sayılı kararı ile; davcılardan Murat ve Saliha yönünden 8.547,76 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, davacılar... ve Şeymanur'un destekten yoksun kalma tazminatı talepleri ile fazlaya ilişkin diğer maddi tazminat talepleri toplamı olan 1.500,00 TL yönünden davanın reddine, tarafların sosyal ekonomik durumları, hakkaniyet, kaza sonrasında yakınlarını kaybeden davacıların yaşamış oldukları ve yaşayacakları üzüntülü ve kederli anlar, Gümüşhacıköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/50 Esas ve 2011/33 Karar sayılı dosyası ile davacılara verilmesine karar verilen toplam 7.000,00 TL de gözönüne alınarak, davacıların sebepsiz zenginleşmesine sebep olmayacağı düşünülen miktarlarda toplam 37.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat miktarı toplamı olan 43.000,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 04.02.2014 tarihli ve 2014/167 Esas, 2014/1592 Karar sayılı kararı ile; "Manevi tazminatın, olaydan duyulan elem, üzüntü ve acının karşılığı olup, niteliği itibariyle bölünemez ve sonradan artırılamayacağı, diğer yandan, maddi tazminat olarak daha önce davacılara ödenen miktarın, eldeki dosyada hükmedilecek maddi tazminat miktarından güncelleme yapılmak suretiyle mahsup edilmesi gerektiği, şu halde, desteğin anne ve babası olan davacılara, ceza mahkemesi kararıyla ödeme yapılmasına hükmedildiğine göre, yapılan bu ödemenin eldeki dosyada hükmedilen tazminat miktarlarında nazara alınmamasının doğru olmadığı, mahkemece, ceza dosyasında yapılan ödemenin ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminat için olduğu hususunda yeniden değerlendirme ve hesap yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 24.09.2014 tarihli ve 2014/106 Esas, 2014/245 Karar sayılı kararı ile; davacı ...'nın maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'nın maddi tazminat isteminin kabulü ile 1.222,96 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacılar... ve Şeymanur'un maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... lehine 16.000,00 TL, davacı ... lehine 16.000,00 TL, davacı ... lehine 6.000,00 TL, davacı ... lehine 6.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı ...Kum ve Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2015/12130 Esas, 2018/9164 Karar sayılı kararı ile; "Temyize konu kararın, davacı ... için hükmedilen 1.222,96 TL maddi tazminat tutarı yönünden kesin nitelikte olduğu, davalı şirket vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarih ve 2014/167 Esas, 2014/1592 Karar sayılı ilamıyla davacıların ceza yargılaması sırasında aldıkları ödemenin ne kadarının maddi, ne kadarının manevi tazminat için olduğu hususunda yeniden değerlendirme yapılması istenmiş, yerel mahkeme ise yapılan ödemenin tamamının maddi tazminata mahsuben yapıldığını kabul ederek hesaplama yaptığı; oysa ki, yapılan ödeme ceza kararında da açıkça belirtildiği üzere maddi ve manevi tazminata karşılık yapılmış olup ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminata karşılık yapıldığı anlaşılmadığından yapılan ödemenin yarısının maddi tazminata diğer yarısının da manevi tazminata karşılık yapıldığının kabulü gerektiği; o halde, manevi tazminat, olaydan duyulan elem, üzüntü ve acının karşılığı olup, niteliği itibariyle bölünemez ve sonradan artırılamaz olmasına ve davacılar ... ve ...’nın ceza yargılaması sırasında verilen karar ile manevi zararlarının karşılanmış olmasına göre davacılar ... ve ... yönünden anılan davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin 28.10.2021 tarihli ve 2020/194 Esas, 2021/204 Karar sayılı kararı ile; davacılar ...... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ...'nın maddi tazminat isteminin kabulü ile 1.222,96 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... lehine 6.000,00 TL, davacı ... lehine 6.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davacılar ... ile ...'nın manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen (ikinci bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Kum ve Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı vekilleri için takdir edilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminatlarda ret edilen kısım yönünden takdir edilecek vekalet ücretinin kabul edilen kısım yönünden verilen vekalet ücretini geçemeyeceğini, bu kapsamda davalılar vekili adına davacılar vekiline takdir edilenden daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınmış olan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, manevi tazminat miktarlarının eksik ve davacılardaki manevi zararı karşılamaktan çok uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ...Kum ve Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde ; davacı anne ve babaya verilmiş olan manevi tazminat toplamı 7.000,00 TL iken davacı iki küçük çocuğa toplamda 12.000,00 TL olarak hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın yaya konumundaki desteğe çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı, defin gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacılar vekili ile davalı ...Kum ve Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacılar ve davalı ...Kum ve Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.