Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ...'da bulunan işyerinin davalı ... şirketine 27.07.2015-2016 tarihlerini kapsar şekilde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 31.12.2015-01.01.2016 tarihinde gerçekleşen yoğun kar yağışında binanın çatısının çöktüğünü ve aynı gün davalıya ihbarda bulunulduğunu, oluşan hasarın ve zararın sigorta şirketince tespit edildiğini, ayrıca zarara ilişkin bütün belgelerin davalıya teslim edildiğini ancak ödeme yapılmadığını ve bunun üzerine davalıya noter kanalıyla ihtar çekildiğini, davalının 08.03.2016 tarihli cevabi ihtarnamesi ile çatının fenne uygun inşa edilmediğini ileri sürerek ödeme yapılmayacağını bildirdiğini, oysa çatının fenne uygun inşa edildiğini ancak kar yağışının aralıksız sürmesi sebebiyle çatının çöktüğünü ve rizikonun poliçedeki kar ağırlığı klozu ile teminat altına alındığı, davalı yanın iddialarını kabul etmemekle birlikte çatı hasarı karşılanmasa bile diğer hasarların tazmini gerektiğini, davacının olaydan sonra büyük bir özveri ve iyi niyetle kurtarma çalışmalarına başladığını, zararın artmaması için önlemler aldığını, yapılan delil tespiti sonucunda alınan rapor ile hasar sebebinin ve oluşan hasar miktarı ile değer kayıplarının belirlendiğini, enkaz kaldırma bedelinin 8.550,00 TL, iş durma tazminat bedelinin 5.000,00 TL, çatı tamirat ve yapım giderleri toplamının 16.000,00 TL, zarar gören demirbaş (dekorasyon, elektrik ve mobilya malzemeleri) bedelinin 13.865,00 TL olduğunu belirterek fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla zarar gören emtia değer kaybı için 1.000,00 TL'nin, zarar gören çatı imalat bedeli için 1.000,00 TL'nin, enkaz kaldırma gideri için 1.000,00 TL'nin, zarar gören demirbaş (dekorasyon, elektrik mobilya malzemeleri) için 1.000,00 TL'nin ve iş durması tazminat bedeli olarak 5.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle emtia bedelini 90.373,15 TL'ye, çatı imalat bedelini 25.814,01 TL'ye, enkaz kaldırma masraflarını 8.850,00 TL'ye, zarar gören dekorasyon elektrik ve mobilya malzemeleri bedelini 17.775,48 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın çatının fenne uygun inşa edilmemiş olması sebebiyle oluştuğunu, yine olaydan sonra düzenlenen ekspertiz raporunda çatının yeterli uygunlukta yapılmadığının belirlendiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, davacıya tazminat ödenmesine karar verilecek ise, sigortalının hasarın oluşmasındaki etkisi sebebiyle tazminat miktarından belli oranda indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; doğrudan kendi ayıbı nedeniyle hasar gören çatının teminat dışında kaldığı, ancak çatı dışında meydana gelen müteakip hasarların teminat içinde olup sigorta şirketince tazmin edilmesi gerektiği, hal böyle olunca, çatı imalatı için yapılması gerekli masraf olarak talep edilen 25.814,01 TL istemin reddi gerektiği, teminat içinde kaldığı değerlendirilen zarar miktarına gelince; emtia değer kaybının 90.373,15 TL ve iş durması tazminatının 5.000,00 TL olduğu toplanan delillerden anlaşılmış olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin isteminin kabul edildiği, ancak, enkaz kaldırma masraflarının 8.850,00 TL ve dekorasyon, elektrik ve mobilya malzemeleri bedelinin 17.775,48 TL olduğu rapor ile belirlenmiş ise de, bizzat davacı vekilince dava dilekçesi ekinde ibraz olunan 22.03.2016 tarih ve 13338 numaralı faturada dekorasyon, elektrik ve mobilya malzemeleri bedeli olarak 13.865,00 TL masraf yapıldığı belirtilmiş, yine dava dilekçesinde bizzat davacı tarafça enkaz kaldırma bedeli 8.550,00 TL olarak ifade edildiği, davacı tarafından ibraz olunan fatura bedeli ile bildirilen enkaz kaldırma bedeli üzerinden karar verildiği, fatura bedeli üzerinde kalan 3.910,48 TL ile bildirilen bedelin fazla kısmı 300,00 TL yönünden talebin reddedildiği, bu sebeplerle, davacıya emtia değer kaybı için 90.373,15 TL, enkaz kaldırma masrafları için 8.550,00 TL, dekorasyon, elektrik ve mobilya malzemeleri bedeli için 13.865,00 TL ve iş durması tazminat bedeli olarak 5.000 TL olmak üzere toplam 117.788,15 TL ödenmesi gerektiği değerlendirilmiş, (25.814,01 TL + 300 TL + 3.910,48 TL) 30.024,49 TL yönünden davanın reddedildiği, davalının ödeme yapılmayacağına ilişkin cevabi ihtarnamesi ile temerrüte düştüğü kabul edilmiş, ihtarname tarihi olan 08.03.2016 tarihinden itibaren ticari faize hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 117.788,15 TL'nin 08.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; olay günü kar yağışının aralıksız sürdüğünü, yağan karın sulu olması nedeniyle ağırlığının arttığını ve çatı üzerine ağır yük bindiğini, bu nedenle çatı imalatı için yapılması gereken masrafın da teminat altında olması gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1448 inci maddesine aykırı davranarak hasarın oluşmasına neden olduğunu, gereken çabanın gösterilmediğini, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarında davacının %50 kusurlu olduğu belirtildiği halde bu yön nazara alınmaksızın tüm hasarın sigorta şirketine yüklendiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, Yangın Sigortası Genel Şartları gereğince sigorta ettirenin kasten rizikonun gerçekleşmesine veya zarar miktarının artırılmasına yönelik eylemde bulunması halinde poliçeden doğan hakların kullanılamayacağı, rizikonun gerçekleşmesi halinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda sigortacının ödeyeceği tazminattan indirim yapılması gerektiği, TTK'nın 1448 inci maddesinin bu nedenle uygulanmasına yer olmadığı ve çatıda meydana gelen zararın da poliçe kapsamında kalmaması karşısında, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olması nedeniyle başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve her ne kadar davacı taraf tehir-i İcra talep etmiş ise de, mehil vesikası sunulmadığı gibi icra takibine başlanıldığına dair bir bilgi de dosyamızda mevcut olmadığından ve Dairemizce verilen karar tarihi de göz önünde bulundurulduğunda, tehir-i İcra talebi hakkında karar verilmesine gerek duyulmamış olduğu" gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 inci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyanın incelenmesinde; davacıya ait iş yeri için taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesinde diğer teminatların yanı sıra kar ağırlığı rizikosunun da bulunduğu, kar ağırlığı nedeniyle çatıda meydana gelen çökmenin teminat kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda irdelenmeyen Samsun Meteoroloji Bölge Müdürlüğü fevk raporuna göre; ağır şiddette kar yağışı olduğu, yağışın ölüme ve yaralanmalara sebebiyet verdiği, uçak seferleri iptalleri yaşandığı ve ürünlerin kar altında kaldığı belirtilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda çatının usul ve fenne uygun olmadığı belirlenmiş ise de kar yağışının ağır olması nedeniyle çatının çökmesinde yağışın şiddetinin etkisi olduğu, bu durumda çatıda meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamında kaldığı anlaşılmakla kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Değerlendirme bölümünün ikinci bendinde açıklandığı üzere; çatıda meydana gelen hasarın teminat kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte ve yine çatının çökmesini müteakip meydana gelen hasarlar poliçe teminatı kapsamında olduğuna ilişkin tespit yerinde ise de çatının fen ve usüle uygun yapılmamasının, zararın artmasında etkili olduğu gözetilerek TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca davacı lehine hükmedilecek tazminattan uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.