SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

1. Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Şikayetçi İçişleri Bakanlığının atılı suçlar bakımından doğrudan zarar görmediğinin anlaşılması karşısında, temyize hak ve yetkisi olmayan şikayetçi kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ederek katılma iradelerini açıkça ortaya koydukları anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. madde ve fıkrası uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın, başka bir suç nedeniyle olay yerine gelen polislere tehdit ve hakaret içeren sözler sarf ettiği, götürüldüğü karakoldaki pencerenin pervazını kırdığı şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a-4,43/2, 152/1-a, 265/1, 43/2. maddelerinde tanımlanan kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme suçları ve görevi yaptırmamak için direnme suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, 18.11.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.