HÜKÜMLER: Kısmî beraat, kısmî mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık ... hakkındaki beraat kararının usul ve kanuna aykırı olması sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'in temyiz istemi; somut delil olmadan mahkûmiyet kararı verilmesine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde, mesai saati dışında Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı uyarınca sanık ...'e ait iş yerinde, çalışanı olan diğer sanık hazırda iken yapılan aramada 42 paket kaçak sigara, 12 paket nargile tütünü,45 kutu makaron ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık ... savunmasında, diğer sanığın evsiz olması nedeniyle dükkanda kalmasına izin verdiğini, ele geçen eşyaların kendisine ait olmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

A.Sanık ... hakkındaki beraat kararına ilişkin katılan ... İdaresi vekilinin temyizi yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.09.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece taraflar haberdar edilip duruşma açılmak suretiyle araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

B.Sanık ...'in temyizi yönünden
Sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

3.Dava konusu nargile tütünü ve makaronun yabancı menşeili ve kaçak olup olmadığının tespiti hususunda uzman bilirkişi raporu alınmadan eksik araştırma ile hüküm tesisi,

4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.11.2014 olduğu,

Sanığa ilişkin Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/820 Esas sayılı halen derdest olan dosyasında suç tarihinin 23.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.07.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.Davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine delalet maddesi gösterilmeden karar verilmesi ve müsaderesine dair karar ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.01.2024 tarihinde karar verildi.