Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Kolluk görevlilerince 13.02.2013 tarihinde düzenlenen yakalama ve muahafaza altına alma tutanağı içeriğine göre müştekinin konutundan çalınan televizyonun beraat eden sanık...i ye sanık ... tarafından satıldığının öğrenilmesi üzerine beraat eden sanık ...i' nin işyerine gidilip sorulduğunda olayı doğrulayarak müştekiye ait televizyonu iade ettiği, yakalanan ... ise yakalandığında olayı doğrulayarak ikrar ettiği ve üzerinde bulunan montu da çaldığını söyleyerek montu iade etmek istediğini beyan ettiğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas -2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi ve satıştan elde ettiği menfaati iade etmeyerek etkin pişmanlık göstermediği gözetildiğinde kısmi iade nedeniyle müştekiden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermeyeceği sorulup rıza göstermesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesinin uygulanması gerekirken mağdurun rızası sorulmadan aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 08.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.