İNCELENEN KARARIN;
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2018 tarihli ve 2017/164 Esas, 2018/56 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollaması ile altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2018/940 Esas, 2019/702 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.12.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1- Kararın hukuka, usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2- Sanığın atılı suçu işlemediğine,
3- Hakkındaki iddiaların asılsız olduğuna, aleyhe ifade veren tanığın talimat yoluyla dinlenemeyeceğine,
4- Suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceğine,
5-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine,
6- Sanığın ByLock kullanmadığına, Bylocka ilişkin verilerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine, hatalı ve çelişkili olduğuna, ayrıca tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına,
7- Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına,
8- Sanığın örgüt kurumunda geçimini sağlamak amacıyla çalıştığına,
9- BankAsya hesabının maaş hesabı olduğuna, talimatla para yatırılmadığına ve TMSF devrinden sonra da bankacılık işlemlerine devam ettiğine,
10- Çocuğunun örgütle iltisaklı okula gitme sebebinin burslu olmasından kaynaklandığına ve örgütsel amaç taşımadığına,
11- Gazete aboneliğinin çalıştığı kurumunun zorunlu tutması sebebiyle olduğuna,
12- Masumiyet ve kanunsuz ceza olmaz karinelerinin ihlal edildiğine,
13- Mahkemenin kanuna aykırı teşekkül ettiğine,
14- Savunma hakkının kısıtlandığına,
15- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
1. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenmesi, ayrıca sanığın örgütün görünen yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgütsel faaliyetlerde bulunup bulunmadığının tespiti bakımından UYAP örgütlü suçlar veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirilip CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sanığın çocuğunu örgütle iltisaklı dershaneye göndermesi, örgütle iltisaklı olan gazeteye abone olması ile BankAsya hesabında gerçekleştirdiği rutin bankacılık işlemlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ve delil olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b) Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2018/940 Esas, 2019/702 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi