Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, müvekkili ...’nın eşi muris....ı’nın 25/02/2009 tarihinde öldüğünü, murisin ölümüne kadar müvekkili ile aynı çatı altında birlikte yaşadığını ve murisin her türlü ihtiyacını karşıladığını, ancak muris....’in maliki olduğu 501 ve 870 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ölümünden yirmi üç gün önce kardeşi...’nin oğlu olan davalı ...’a görünürde ölünceye kadar bakım akdi ile devrettiğini, akdin muvazaalı olduğuna ilişkin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/177 esası üzerinden görülen iptal ve tescil davasının devamı sırasında davalı ...’in 05/05/2009 tarihli protokol ile muvazaayı kabul ettiğini, davalı ...’in, müvekkili....’ya imzalattırdığı bir dilekçe ile devam eden iptal ve tescil davasından feragat ettirdiğini, feragat tarihinde müvekkili...’nın akıl hastalığının bulunduğunu, feragatten hemen sonra davalı ...’in çekişmeli 501 sayılı parseli diğer davalı ...’a satış yoluyla devrettiğini, önceki davaya ilişkin feragatin ve ölünceye kadar bakım akdinin geçersiz olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve miras payı oranında müvekkili adına tesciline, üçüncü kişiye devredilen taşınmaz yönünden iptal ve tescil talebinin kabul edilmemesi halinde belirlenecek tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasını istemiş, yargılama sırasında davacı ...’nın ölümü üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir.
Davalı ..., muris ....’in ölmeden önce kanser hastalığına yakalandığını, bu nedenle çekişmeli 501 ve 870 sayılı parselleri ölünceye kadar bakım akdi ile kendisine devrettiğini, akitten önce de sonra da murise baktığını, aynı konuya ilişkin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/177 esası üzerinden görülen davanın feragat nedeniyle reddedildiğini, feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması nedeniyle eldeki davanın reddedilmesi gerektiğini, 05/05/2009 tarih ve ‘’ Protokol ‘’ başlıklı belgeyi içeriğini bilmeden ve davacı yanın hileli hareketi nedeniyle imzaladığını, belgeyi kabul etmediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ..., çekişme konusu 501 sayılı parseli tapu kayıt maliki olarak görünen dava dışı ... ... isimli şahıstan iyi niyetli olarak satın aldığını, 4721 sayılı TMK’nun 1023. maddesi uyarınca kazanımının korunması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ölünceye kadar bakım akdinin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 870 sayılı parselin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacıların miras payı oranında adlarına tesciline, 501 sayılı parselin iyi niyetli üçüncü kişi tarafından temlik alındığının ispatlandığı gerekçesiyle adı geçen parsele yönelik iptal ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin ise kabulü ile 63.750,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı ...’ten alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından süresinde, davalı ... tarafından ise süresinde duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 08.11.2016 Salı günü saat 10.15'de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, ölünceye kadar bakım akdinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak ve davalı ...’ın çekişmeli 501 sayılı parseli iyiniyetli olarak edinen 3. kişi konumunda olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacılar vekili ile davalı ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde değildir, Reddine.
Ancak, davalı ...’a yönelik tapu iptal ve tescil isteği reddedildiğine ve dava, taşınmaz malın aynına ilişkin olduğuna göre çekişme konusu 501 sayılı parselin harçlandırılan değeri üzerinden ( 63.750,00 TL – davacının miras payına karşılık) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesi de gözetilerek davalı ... yararına nispi vekalet ücretine ( 7.312,50 TL) hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün ( 7.) bendinde yazılı '' 1.500,00 TL '' ibaresinin çıkarılarak yerine '' 7.312,50 TL '' ibaresinin yazılmasına, davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.