İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2019/171 Esas, 2021/357 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/620 Esas, 2022/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ve haksız tahrikin bulunmadığı'na, ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasının şartlarının varlığına, haksız tahrik indiriminin derecesi'ne, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ... ile katılan ...'in Kastamonu ilçesi Tosya ilçesinin Çaybaşı köyünde ikamet ettikleri ve birbirlerine yakın ahırlarının bulunduğu, tarafların aileleri arasında yaklaşık 25 yıldır husumet olduğu, suç tarihi olan 18.12.2017 günü saat 16: 30 sıralarında sanık ile katılan ve inceleme dışı ...'ın kendilerine ait ahırların yakınında karşılaştıkları, sanık ... ile katılan ... arasında önceye dayalı husumetten kaynaklanan tartışmada, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenememekle birlikte sanığın katılanı kesici delici aletle yaraladığının mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanları, adli raporlar, olay yeri inceleme raporu ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Katılanan yaralanmasına ilişkin olarak Kastamonu Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 07.08.2019 tarihli; "şahısta tarih ve tespit edilen yaralamanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı, şahsın yaşamanı tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu" ve 10.09.2019 tarihli; "şahsın sol gözünde meydana gelen yaralanmasının işlev yitimi niteliğinde olduğu" görüşlerini içeren adli raporlar dava dosyasındadır.

4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Katılanın yaralanmasının nitelik ve ağırlığı ile sanığın kastının yoğunluğu nazara alındığında temel cezanın ve buna bağlı netice cezanın 5237 sayılı Kanun'un 61 inci ve 3 üncü maddelerine uygun şekilde ve takdir yetkisi kapsamında belirlendiği anlaşıldığından, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyecek şekilde çıkan kavgada sanık lehine asgari düzeyde uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, somut olayda sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, hükmedilen ceza miktarına göre lehe hükümlerin uygulanmamasının isabetli olduğunun anlaşılması karşısında, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/620 Esas, 2022/874 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tosya Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.