İstinaf Başvurusunun Kabulüdavalı Hazine temsilcisi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (genel mahkemeden devreden) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ..., ... ve ... vekilleri ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Kütahya ili Çavdarhisar ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 122 ada 31,36,133 ada 7,8,10,11,140 ada 136,159 ada 10 ve 11 parsel sayılı muhtelif yüz ölçümdeki taşınmazlardan, 122 ada 31,36,140 ada 136,133 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılarak tespit edilmiş; 133 ada 10,11,159 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar ise, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile 133 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ..., 133 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ..., 159 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ... ve ..., 159 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ise ..., ... ve ... adına tespit edildikten sonra eldeki dava dosyasının konusu olduklarından bahisle malik haneleri "davalı" hale getirilmiştir.
Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Çavdarhisar İcra Müdürlüğü'nün 2003/146 Takip numaralı dosyası ile ... aleyhine icra takibine başlandığını, borçlu ...'ın anne ve babasının ölü olup, bu kişilerden intikalen diğer mirasçılarla birlikte zilyet oldukları taşınmazlar bulunduğunu, bu taşınmazların sırf borçtan kaçmak için tapuya tescil ettirilmediğini, bu taşınmazlara fiili haciz yapılmış olduğu ileri sürerek, davacının alacağının daha fazla sürüncemede kalmaması için İcra Müdürlüğünden almış oldukları yetki belgesi uyarınca dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını bildirdikleri taşınmazların miras payları nispetinde ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında yörede kadastro çalışmalarına başlanıldığı gerekçesi ile dava dosyasının Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "...dava dilekçesi, mahallinde yapılan keşif ve keşif sonucunda tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre dava dilekçesinde Ören mevkii olarak belirtilen taşınmazın 122 ada 31 ve 36, Hacıkıran mevkii olarak belirtilen taşınmazın 133 ada 10 ve 11, Kocakır mevkii olarak belirtilen taşınmazın 140 ada 136 ve Köyiçi mevkii olarak belirtilen taşınmazın 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun anlaşıldığı, Çavdarhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/91 Esas, 1996/14 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, kök muris ... 'ün, Kütahya ili ... ilçesi ... Köyünde dört farklı yerde taşınmazlarının olduğu, kök murisin sağlığında 25.04.1984 tarihinde Kocakır, Hacıkıran ve Ören mevkilerindeki taşınmazlarını damadı ...'a sattığı, bu nedenle bu taşınmazlarda diğer mirasçıların haklarının bulunmadığı, ... mirasçısı ...'ın da vefat etmeden önce eşinden gelen payını aralarında yapılan 15.03.2001 tarihli köy senedi ile...'a bağışladığı, Köyiçi mevkiinde kain 159 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden Çavdarhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.09.1994 tarih ve 1993/30 Esas 1994/75 Karar sayılı ilamı ile hükmen tescil kararı verildiği ve iş bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 08/11/1995 tarih ve 1995/682 Esas, 1995/11978 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 133 ada 7 ve 8 ve 159 ada 10 parsel sayılı taşınmazların ise dava konusu olmadığı ..." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, 122 ada 31,36 ve 140 ada 136 parsel sayılı taşınmazların malik hanelerinin 3/8 payının ..., 5/8 payının ise ... adına doldurulmasına ve bu şekilde tapuya kayıt ve tesciline; 133 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının iptali ile 3/8 payının ... ve 5/8 payının ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 133 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için karar kesinleştiğinde kadastro tespit tutanaklarının Gediz Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 159 ada 10 parsel sayılı taşınmazın karar kesinleştiğinde kadastro tutanak aslının Gediz Tapu Müdürlüğüne gönderilerek "davalıdır" şerhinin kaldırılmasının istenilmesine; 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bu taşınmaz hakkında Çavdarhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.09.1994 tarih ve 1993/30 Esas, 1994/75 Karar sayılı ilamı ile hükmen tescil kararı verildiği ve iş bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 08.11.1995 tarih ve 1995/682 Esas, 1995/11978 Karar sayılı ilamı ile "onanarak" kesinleştiği anlaşılmakla davanın reddine, ancak bu taşınmazın davalı olduğu gerekçesiyle kadastro tespitleri sırasında malik hanesinin boş bırakıldığı anlaşılmakla kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için karar kesinleştiğinde kadastro tespit tutanağının Gediz Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesine, davalılar Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davaların, söz konusu davalıların pasif husumet ehliyeti olmamasından dolayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "... tapusuz taşınmazın tescili talebiyle genel mahkemede açılan tescil talepli davanın, yargılaması sırasında, taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro tespit çalışması yapılması nedeniyle kadastro mahkemesine devredilmesi üzerine kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonunda, genel mahkemeden devredilen ve kapsamı belirlenen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2 maddesi gereğince incelemeye tabi davada, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin yerine "kadastro tutanaklarının iptaline" karar verilmesinin, ayrıca kadastro tespitinden önce hükmen tescil kararı kesinleşen ve dava konusu olmadığı belirtilen 159 ada 11 parsel sayılı taşınmazla ilgili tutanağın iptaline karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının ve genel mahkemede açılan, tapusuz taşınmazın tescili talepli davada, davalılar Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği'nin yasal hasım olduğu halde bu davalılar aleyhinde açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ancak eksikliklerin giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği..." gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Simav Kadastro Mahkemesi'nin 14.02.2019 tarih, 2017/19 Esas, 2019/1 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 ve 353/(1)-b/2 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın esasına ilişkin olarak, davanın kabulüne, 122 ada 31,36,133 ada 10,11 ve 140 ada 136 parsel sayılı taşınmazların tamamı 8 pay kabul edilerek 3 payının ..., 5 payının ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 133 ada 7,8,159 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olmadığı anlaşıldığından kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için kadastro tutanak asıllarının Gediz Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar ..., ... ve ... vekilleri ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve ... vekilleri ile davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.