Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tazminat veya tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline 15.06.2011 tarihli harici satış sözleşmesiyle 2945 ada 36 parsel sayılı taşınmazda yapılmakta olan inşaattan 210 numaralı daireyi satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin satış bedelini ödediğini, dairenin teslim tarihinin 31.12.2013 olmasına rağmen henüz teslimin gerçekleşmediğini belirterek, davaya konu bağımsız bölüme isabet eden arsa payının davacı adına tescili ile gecikme tazminatı ve mahrum kalının kira bedellerinin tazminine veya aynen ifadan vazgeçilerek dairenin rayiç değerinin tazmini ile gecikme tazminatı ve mahrum kalınan kira bedellerinin tazminine veya ödenen satış bedelinin güncel değerinin tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin 3 üncü maddesi gereği ödenen 12.615,00 TL'nin mahsup edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 10 uncu maddesi gereği fesih koşullarının oluşmadığını, kaldı ki bu maddeye göre davacının ancak ödediği bedeli isteyebileceğini, projenin mücbir sebepler nedeniyle tamamlanamadığını, gecikme tazminatı ve kira bedellerinin istenemeyeceğini, faiz isteminde bulunulamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulmadığından ve bağımsız bölümün davacıya teslim imkanı kalmadığından tescil koşullarının oluşmadığı, gecikme cezası ve mahrum kalınan kira bedelinin aynen ifanın ferileri olduğu, davacının müspet zararının tazminini isteyebileceği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne ve kısmen reddine 242.385,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tazminine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; fiili teslim olmadığı gerekçesiyle tescil isteminin reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu, kat irtifakı kurulması için yapılan başvurunun beklenmesi gerektiğini, ... Bankası ile düzenlenen protokol doğrultusunda araştırma yapılması gerektiğini, müspet zararın taşınmazın rayiç değeri olmadığını, rayiç değerin de düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sözleşmenin 3.1 ve 3.3 üncü maddelerinin gözetilmesi gerektiğini, munzam zarar taleplerinin olduğunu, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin ve sair taleplerin reddinin hatalı olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşmeye konu bağımsız bölümün teslim edilmediği ve mülkiyetin nakli koşullarının gerçekleşmediği, davacının malvarlığındaki eksilmenin bağımsız bölümün rayiç değeri olduğu, davacının munzam zarar talebinin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, yüklenici ve arsa sahibi sıfatı birleştirilen davalıdan satın almaya dayanan tapu iptali ve tescil ile tazminat ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı kararı.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.