Başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalının aralarında yapmış oldukları satış vaadi sözleşmesi gereğince; müvekkilinin yüklenici sıfatı ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre 2851 ada 2 parselde kayıtlı arsa üzerine yapacağı binanın 4. Kat 5 numaralı daireyi davalıya satmayı vaat ettiği, buna karşılık davalının da müvekkiline 70.000,00 TL ödemeyi ve tapuda adına kayıtlı 1714 ada 5 parselde 1. Kat 13 numaralı bağımsız bölümü vermeyi üstlendiğini, müvekkilinin üzerine düşen edim olan söz konusu daireyi tapuda davalıya devrettiğini, fakat davalının iş yerini tapuda devretmediğini ileri sürerek; 1714 ada 5 parsel 1. Kat 13 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; taşınmaz devrine ilişkin belgelerin resmi şekilde olması gerektiği, davacının dayanağı olan adi yazılı sözleşmeden sonra 23/11/2006 tarihinde aynı konu ile ilgili olarak resmi sözleşme yapıldığı, davacının dayanağı olan adi yazılı sözleşmedeki yükümlülüğüne yerine getirmediği ve 23/11/2006 tarihli satış vaadi sözleşmesinde yazılı apartman dairesinin müvekkiline teslim edilmesi gerekirken arsa sahibi olan ... ... ve ...'e teslim edildiği, davalının bu nedenle bu kişilere dava açmak zorunda kaldığı ve Konya ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 Esas ve ve 2016/89 Karar sayılı dava dosyası lehine sonuçlanarak kararın kesinleştiği, bu durumda davacı kendi dayanağı olan adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan taahhüdü yerine getirmediğinden, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarca benimsenmiş sözleşmede şekil geçersizliğini ileri sürmenin objektif iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1714 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kain 13 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapuda davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili; yasal süre içerisinde yapılan zamanaşımı itirazının İlk Derece Mahkemesince kabul edilmediğini, davanın resmi belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacının dayandığı sözleşmede tarih bulunmadığını, davacının resmi noter sözleşmesindeki edimini yerine getirmemesi üzerine açmış oldukları ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 Esas ve 2015/77 Karar sayılı davada birleşen dava davalısı olduğunu, bu davanın görülmesi sırasında davacı bu davaya konu belgeden hiç bahsetmediğini, yalnızca davanın reddini savunduğunu, davacının dayandığı hukuki ilişkinin daha önce yargılama konusu yapılması nedeniyle bir daha yargılama konusu yapılmayacağı ilkesine aykırı olduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetliğinin on beş yıldır müvekkilinde olduğunu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 Esas ve 2015/77 Karar sayılı dosyasının cevap dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde davalının bedeli ödenmediğinin belirtildiğini ancak mahkemece dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 706 ncı ve 730 uncu maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı vd. maddeleri.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.