İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Şanlıurfa ili Bozova ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 8 parsel sayılı 33.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komşu 7 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu ve vergi kayıt miktar fazlası olarak ve beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki fıstık fidanlarının Mıhhan oğlu ... ve ...'a ait olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla Hazine adına 24.11.1975 tarihinde tespit ve 07.08.1978 tarihinde tescil edilmiştir.

İtirazları kadastro komisyonunca reddedilen davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu taşınmazın tespitine karşı askı ilan süresi içerisinde itiraz ettiklerini, yapmış oldukları araştırmada tapulama komisyonunca 08.08.1977 tarihinde karar verildiğini, karara süresi içerisinde itiraz edilmesine rağmen komisyon kararı ve yapılan işlemlerin müvekkillerine tebliğ edilmediğini ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti ve komisyon kararının iptali ile müvekkilleri adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin hukuka uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve taşınmazın imar ihya edilerek kültür arazisi haline getirilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı tarafın dayandığı Ocak 1949 tarih ve 17 sıra numaralı tapu kaydının sabit sınırlı olmadığından miktarıyla geçerli olduğu, miktarı kadarının dava dışı 7 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, tapu kaydının miktar fazlası olan dava konusu 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1975 yılında yapıldığı, ... ve ...'ın kadastro tutanağına itiraz etmeleri üzerine Tapulama Komisyonunca itirazın reddine karar verildiği, komisyonun bu kararının ilgililere tebliği sonrası yasal süre içinde dava açılmadığından kesinleştiği kabul edilerek taşınmazın davalı Hazine adına tapuya tescil edildiği ve davacılar tarafından eldeki davanın açıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamından Tapulama Komisyon kararının davacılar ... ve ...'a tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından, 08.08.1977 tarihli komisyon kararının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği; Mahkemece mahallinde yapılan keşifte taşınmaz üzerinde Antepfıstığı ağaçlarının mevcut olduğunun Mahkeme hakimi tarafından gözlemlendiği, taşınmazın komşu 7 parsel ile birlikte davacılar tarafından bütün olarak kullanıldığı, 1970'li yıllarda arpa buğday ekildiği, sonrasında fıstık ağaçlarının dikildiği, davacılara ait dava dışı 7 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 8 parsel sayılı taşınmazın aynı toprak sınıfı ile bir bütün olarak işlendiği ve her iki parselin de kapama 40-45 yaşlarında Antep fıstığı bahçesi olduğunun bildirildiği, kaldı ki taşınmaza dair 1975 yılında yapılan kadastro tespitinde de taşınmazın tarla vasfıyla nitelendirildiği ve üzerindeki fıstık ağaçlarının da davacılara ait olduğunun belirtildiği hususları dikkate alındığında, taşınmaz üzerinde tespit tarihi itibariyle davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik koşullarının oluştuğu" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; taşınmazın niteliğini ve kullanım durumunu en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamış, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı somut olarak ortaya konulmadan, yerel bilirkişilerin soyut ve yetersiz beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazın tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü'nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya konulduktan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, ziraatçi bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişileri, tespit bilirkişileri ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğunu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığını, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş iseler imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraatçi bilirkişisinden, dava konusu taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmaz imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor aldırılmalı; fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince bu yönler gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.