İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu 316 parsel sayılı taşınmaz maliklerine yönelik davanın husumet yokluğundan reddine, ...Köyü Tüzel Kişiliğine yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Osmaniye ili ... ilçesi ... (...) Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 127 ada 18 parsel sayılı 5.759,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 4.257,24 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazine adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini, eksikliğin davalılara ait 316 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek dava açmıştır.
Davalı ...; Köyünde bulunan 316 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliklerinden olduğunu, bu taşınmazda uygulama kadastrosunun yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı gösterilen ... Köyünde kain 316 parsel sayılı taşınmazda uygulama kadastrosunun yapılmadığı, bilirkişi raporunda, dava konusu parsellerin ve yakın çevresinin ilk tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu arasındaki zemin kullanım durumu, 1989 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğrafları ve keşif tarihi itibari ile yapılan çakıştırmasında dava konusu 127 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ile Durmuşsofular Köyünde bulunan 316 parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın hiç değişmediği, Hazine parsellerinde meydana gelen azalışın 316 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklanmadığı, dava konusu taşınmazların sınırlarında herhangi bir ihtilaf ve kaymanın yaşanmadığı, güncelleme çalışmalarında 127 ada 18 numaralı parselin güney tarafında kalan yol ile olan sınırında eksik ölçüm yapılarak tesis kadastrosundan kaynaklı sınırlandırma hatasının giderilmediği, Hazine'ye ait taşınmazın alanında azalma meydana geldiği" gerekçesiyle dava konusu 316 parsel sayılı taşınmaz maliklerine yönelik davanın husumet yokluğundan reddine, Kayasuyu Köyü Tüzel Kişiliğine yönelik davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 127 ada 18 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitinin iptali ile 22.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 501,26 metrekarelik boşluğun 127 ada 18 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle taşınmazın 4.758,50 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "davacı Hazineye ait 127 ada 18 parsel sayılı taşınmazda 22/2-a uygulamasının yapılarak uygulama tespit tutanağının düzenlendiği, 316 parsel sayılı taşınmaz hakkında 22/2-a çalışmasının yapılmadığı, 127 ada 18 parsel sayılı taşınmazın güney kısımında bulunan yol ile olan sınırında eksik ölçüm yapılarak tesis kadastrosundan kaynaklı eksik ölçüm hatasının giderilmediği, söz konusu taşınmaz bölümünün bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilerek davacı tarafa ait taşınmaza dahil edilmesi gerektiği" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarda açıklanan sebeplerle; temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.