İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2021 tarihli ve 2021/1017 Esas, 2021/1314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/773 Esas, 2021/1411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca " sanığın 22.04.2021 tarihli basit kasten yaralama eylemleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturduğundan ve bu konuda açılmış kamu davası bulunmadığından sanık hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına" karar verilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi, sübut’a ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Suç tarihinde saat 16,00 civarında sanığın evinin önünde bulunan küçük katılan ...'ı rızası olmaksızın elinden tutarak 71 Evler civarının sonuna doğru götürmeye başladığı, eylemi sırasında zaman zaman elleriyle katılan küçüğe vurduğu, bu şekilde katılan küçüğü organize sanayi bölgesi içerisinde bulunan kullanılmayan yıkılmış boş bir fabrikanın bahçesine götürdüğü, burada da ona vurmaya devam ettiği, sonrasında güvenlik kulübesi içerisinde bulunan dolap kısmına küçük çocuğu kilitlediği, dolabın kapısına asma kilit vurduğu, anahtarı da diğer dolabın üzerine bırakarak oradan ayrıldığı, yolda polislerle karşılaşması üzerine eşkal bilgilerinden sanığı tanıyan polislerin sorması üzerine başta olayı inkar eden sanığın sonrasında katılan küçüğü kilitlediği yeri polis memurlarına gösterdiği, bu şekilde polis memurlarınca çocuğun kurtarıldığı, sanığın eyleminin yaşı sebebiyle beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki çocuğa karşı cebir şiddet ile hürriyeti tahdit ve nitelikli yaralama suçlarını oluşturduğu adli rapor formu, sanık ikrarı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanlar ve mağdur beyanları, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Katılan ...'ın yaralanmasına ilişkin olarak Eskişehir Şehir Hastanesince tanzim olunan 22.04.2021 tarihli; "hayati tehlikesi yok, basit tıbbi müdahale ile giderilir" ve Çocuk İzlem Merkezi Yunus Emre Devlet Hastanesince tanzim olunan 23.04.2021 tarihli; "Eskişehir Şehir Hastanesinin

22.04.2021 tarihli adli muayene raporundaki bulgular ve fizik muayenede vücudunda tespit edilen geniş yumuşak doku lezyonlarının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, hayati tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı" görüşlerini içeren adli raporlar dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak; Sanığın 22.04.2021 tarihli basit kasten yaralama eylemleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturduğundan ve bu konuda açılmış kamu davası bulunmadığından sanık hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına, karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın olay tarihinde katılan ...'ı anne babasının rızası olmadan evinin önünden alarak Eskişehir ili 71 Evler Mahallesi civarının sonuna doğru götürmeye başladığı, eylemi sırasında zaman zaman elleriyle katılan küçüğe vurduğu, bu şekilde katılan küçüğü organize sanayi bölgesi içerisinde bulunan kullanılmayan yıkılmış boş bir fabrikanın bahçesine götürdüğü, burada da ona vurmaya devam ettiği, sonrasında güvenlik kulübesi içerisinde bulunan dolap kısmına küçük çocuğu kilitlediği, dolabın kapısına asma kilit vurduğu, anahtarı da diğer dolabın üzerine bırakarak oradan ayrıldığı, yolda polislerle karşılaşması üzerine eşkal bilgilerinden sanığı tanıyan polislerin sorması üzerine ilk başta olayı inkar eden sanığın sonrasında katılan küçüğü kilitlediği yeri polis memurlarına gösterdiği, bu şekilde polis memurlarınca çocuğun kurtarıldığı, sanığın eyleminin yaşı sebebiyle beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki çocuğu hürriyetinden yoksun kılma olarak vasıflandırılmasının doğru olduğu, sanığın kasten yaralama kapsamındaki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturduğu ve bu konuda açılmış kamu davasıda bulunmadığından sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/773 Esas, 2021/1411 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.