Taraflar arasında görülen davada Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 tarih ve 2011/487-2012/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 03/06/2008 tarihli işyeri edindirme kredisi sözleşmesi kapsamında davalı bankadan 15.000,00 TL kredi kullandığını, kredi geri ödemelerinin sona erme tarihini beklemeksizin krediyi erken kapatan müvekkilinden ''vadeden önce kapatma" adı altında toplam 5.568,09 TL tahsil edildiğini, bu tahsilatın sözleşmeye, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek 5.568,09 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakmaya tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve başvuru halinde dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, banka kredi sözleşmesi kapsamında kredi borcunun vadesinden önce kapatılması sebebiyle vadeden önce kapatma bedeli olarak davacıdan tahsil edilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, davacıya genel kredi sözleşmesi kapsamında işyeri edindirme kredisi kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin dava konusu olayda uygulanma imkanı yoktur. Davalı Banka aleyhine açılan işbu dava niteliği itibariyle TTK'nun 4. maddesine göre mutlak ticari davalardandır. Davanın bu mahiyetine göre tüketici mahkemesinde görülmesi de mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,50 TL temyiz başvuru ile 21,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.