SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A. Sanıklar ... ve ...'in temyiz istemlerinin incelenmesinde;
13.10.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 03.11.2016 tarihinde temyiz eden sanıklar ... ve ...'in süresinde olmayan temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e. maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu ve bu suç ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak, hırsızlık ve bu suçla birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.