HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/597 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat; sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı
Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fırkası gereği teşdit yapılarak neticeten 5 yıl hapis ve 30.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddine, karar kesinleştiğinde üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi, sanık ... hakkında verilen beraat kararı ile suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddine dair verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz talebi, müvekkilinin suç işleme kastının olmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararının verilmemesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1.Olay tutanağına göre, 04.11.2015 tarihinde... plakalı araçta çok sayıda kaçak sigara olduğuna dair bilgi üzerine sanık ...'ın da içinde bulunduğu sanık ...'nun sevk ve idaresindeki... plakalı araca dışardan bakıldığında çok sayıda gümrük kaçağı sigara görülmesi üzerine aracın grup amirliğinin bahçesine götürülerek gecikmesinde sakınca olan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka kısmında toplam 2.500 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ...'ın savunmasında özetle, sanık ...'ın arabasına Mertoğlu İş Merkezi civarında bindiğini, aracın kapalı kasa olması nedeniyle sigaraları görmediğini ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Sanık ...'nun savunmasında özetle, kaçak sigaraları alarak araca yüklediğini, yolda giderken sanık ...'ı görerek araca aldığını, ancak onun kaçak sigaralardan haberinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4.Malen sorumlu ...'ın beyanında özetle, aracın kendisine ait olduğunu, olay günü aracının otoparkta olduğunu ve sanık ...'ın otopark görevlisinden aracı istediğini, otopark görevlisinin de kendisini aradığını, ancak ulaşamadığını, sanık ...'ın haberinin olduğunu söyleyerek otopark görevlisini kandırarak aracı aldığını, daha önce de sanık ...'a ev taşıması için aracını verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5.Tanık Mazlum Yılmaz'ın beyanında özetle, otopark işletmeciliği yaptığını, ...'ın aylık abonelik yaparak otoparktan faydalandığını, olay günü sabah saatlerinde Şeref'in aracını otoparka bıraktığını, daha sonra sanık ...'ın gelerek çocuklarını eve bırakmak için aracı istemesi üzerine Şeref'i aradıklarını, ancak ulaşamadıklarını, daha önce bir kere Şeref'in aracını sanık ...'ın çocuklarını eve bırakması için verdiğini ve buna güvenerek aracı sanık ...'a verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve araç ruhsat bilgileri dava dosyasında bulunmaktadır.
7.Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, araçta gizli bölme ve özel tertibat bulunmadığı, aracın taşıma yükü kapasitesine göre taşınan eşyanın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve aracın kasko değerinin 19.900,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
8.Ele geçen 2.500 karton kaçak sigaraya yönelik alınan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden
04.11.2015 tarihinde... plakalı araçta çok sayıda kaçak sigara olduğuna dair bilgi üzerine sanık ...'ın da içinde bulunduğu sanık ...'nun sevk ve idaresindeki araca dışardan bakıldığında çok sayıda gümrük kaçağı sigara görülmesi üzerine yapılan aramada, aracın arka kısmında toplam 2.500 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık ... kaçak sigaralardan haberdar olmadığını beyan etmiş ise de, kaçak eşyanın miktarı ve ele geçiriliş şekli gözetildiğinde sanık ...'ın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yasal olmayan yetersiz gerekçelerle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/597 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, 04.11.2015 tarihinde edinilen istihbari bilgi üzerine yapılan aramada sanık ...'nun kullandığı araçta kendisine ait olduğunu beyan ettiği toplam 2.500 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup
oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
3.Sanığa verilen gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında adlî para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 52 nci maddesinin yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/597 Esas, 2016/281 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.