SUÇLAR: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme

HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet

Şikayetçi kurum vekilinin sanık ... yönünden temyizinde; kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve 238 inci maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikayetçi kurum vekilinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,
Şikayetçi kurum vekilinin sanık ... yönünden temyizinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) "Kanun Yollarına Başvurma" başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikâyetçi kurumun yokluğunda verilen hükmü, vekilinin 13.05.2016 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören şikayetçi kurum vekilinin kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/996 Esas, 2016/573 Karar sayılı kararı ile,

1. Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

2. Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Şİkayetçi Kurum vekilinin temyiz istemi; beraat ve erteleme hükümleri hukuka aykırı olduğundan hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

1. Sanık ... hakkında dava şartı olan mütalaaya uygun olarak defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan davada, duruşma gün ve saatinin şikayetçi kuruma 02.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış, ancak şikayetçi kurum tarafından davanın takip edilmediği gibi katılma talebinde de bulunulmamıştır.

2. Sanık ...'ın savunmasında işlerle eşinin ilgilendiğini, kendisinin alakasının olmadığını beyan ettiği, sanığın bu savunması üzerine eşi ...'ın tanık olarak beyanına başvurulduğu ve tanığın sanığın savunmasını doğrular nitelikte beyanda bulunması üzerine mahkemesince tanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

3. Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan davada, tensip zaptı ile sanık ...'ın yargılandığı ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/996 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ancak sanık ... hakkında açılan dava ve duruşma gün ve saatinden şikayetçi kurum haberdar edilmemiştir.

4. Sanıklar hakkında verilen hükümlerin şikayetçi kuruma tebliği üzerine şikayetçi kurum vekili tarafından hükümler temyiz edilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve 238 inci maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikayetçinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığa yüklenen suçtan kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan ve suçtan zarar gören ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na duruşma tarihi ve iddianame örneği tebliğ edilerek, davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınmadan, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/996 Esas, 2016/573 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/996 Esas, 2016/573 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.