HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanık ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/617 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat; sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54

üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği teşdit yapılarak neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi, münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz talebi, usul ve kanuna aykırı verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

1.Olay tutanağına göre, 08.07.2015 tarihinde Edirne Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/2806 Değişik İş sayılı arama kararı doğrultusunda sanık ...'nın ikametinde yapılan aramada, sanık ...'in ikametin kendisine ait olduğunu, ancak anahtarının kendisinde bulunmadığını beyan etmesi üzerine çilingir marifetiyle kapı açılarak toplamda 254 karton kaçak sigara ele geçirildiği ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'ın kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu söylediği olayda, sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı kamu davası açılmıştır. Açılan kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmiştir.

2.Sanık ...'nın savunmasından özetle, söz konusu ikameti diğer sanık ...'a kiraya verdiğini, aralarında kontrat yaptıklarını ve ele geçen kaçak sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Sanık ...'ın savunmasından özetle, söz konusu ikameti kiraladığını, ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ve ticari amacının bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

A.Sanık ...'ya Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebebinin incelenmesinde; sanığın savunması, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediği sabit olmaması nedeniyle verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanık ...'a Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/617 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, 08.07.2015 tarihinde ikamette yapılan aramada, sanık ...'ın kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği toplamda 254 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;

1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,

3.Ele geçen kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanık ...'ya Verilen Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/617 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararında suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ...'a Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/617 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.