Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,02.02.2016 tarihli ve 2015/936 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının olmadığına, mahkemece verilen kararın bozularak hakkında beraat kararı verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde erteleme hükümlerinin uygulanması talebine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

1. Sanığın suç tarihinde... plakalı araç ile seyir halinde iken yapılan trafik uygulamasında Emniyet Müdürlüğü görevlilerince durdurulduğu, belgelerin istenmesi üzerine sanığın sahte sürücü belgesini görevlilere ibraz ettiği, görevlilerce yapılan Polnet sorgulamasında sanığın ehliyetinin olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında, suçunu inkar etmiştir.
3. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13.07.2015 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu belgenin külliyen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Mahkemece adli emanetin 2015/574 sırasına kayıtlı suça konu sürücü belgesinin emanetten getirtildiği, belgenin sanık adanına tanzim edildiği gözlemlenmiştir.

5. İddia, sanık savunması ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,02.02.2016 tarihli ve 2015/936 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.