Sanık hakkında bozma üzerine kurulan asıl hükmün ve temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerden katılan ... vekili ile sanığın asıl kararı, katılan ... İdaresi vekilinin ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği
düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2014 tarihli ve 2013/825 Esas, 2014/636 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2016/16769 Esas, 2020/7410 Karar sayılı ilâmıyla; "Eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle lehe kanunun belirlenerek uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait olduğu," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/755 Esas, 2020/1001 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
4.Katılan ... İdaresi vekilinin anılan karara yönelik temyiz talebinin, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/755 Esas, 2020/1001 Karar sayılı ek kararı ile suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
A. ... Vekilinin Temyiz Sebepleri
Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz isteği; münhasıran vekalet ücretine ilişkin olup, vekalet ücretinin eksik tayin olunduğuna ilişkindir.
B. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan sıfatını alan Gümrük İdaresi'nin temyize hakkının bulunduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
C. Sanığın Temyiz Sebepleri
Duruşmaya getirilmemiş ve duruşmada tartışılmamış delillerle karar verildiğine, verilen hapis cezasının paraya çevrilmesi gerektiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, bilirkişi raporu kendisine tebliğ edilmeden ve bilirkişi raporuna karşı diyecekleri sorulmadan karar verildiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
1.Sanığa ait ruhsatsız iş yerinde kaçak sigara ve tütün satışı yapıldığı ihbarı üzerine sigara denetim ekibi tarafından sanığa ait iş yerine gidildiği, iş yerinde yapılan kontrolde 86 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın müdafii bulunmaksızın alınan kolluk ifadesinde; iş yerine gelen kolluk görevlilerinin açık şekilde iş yerinde duran kaçak sigaraları ele geçirdiğini, işsiz kalması nedeniyle bu işi yapmak zorunda kaldığını belirttiği, kovuşturmadaki savunmasında ise; okunan kolluk ifadesini doğrulayarak ticari amacının bulunmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemine Göre Yapılan İncelemede;
Sanığın eyleminin suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar gören ise ... olup, yargılama konusu suç yönünden Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin ek karara yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Katılan ... Vekili İle Sanığın Temyiz İstemlerine Göre Yapılan İncelemede;
Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunduğu, suç tarihinden sonra ise, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkrası kapsamında bulunduğu, dava konusu eşyanın değerinin hafif olması nedeniyle de sanığın suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, eylem bölünerek 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, sanığın somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan suç tarihinde yürürlükte olan 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, katılan ... vekilinin vekalet ücreti ile sınırlı olması nedeniyle aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Ele geçen kaçak sigaraların ihbar üzerine ticari iş yerinde açıkta ele geçmesi karşısında sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmış olup, atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle
uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kendisini vekili ile temsil ettiren katılan ... vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, isabetli bulunmamıştır.
1.Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/755 Esas, 2020/1001 Karar sayılı temyizin reddine dair ek kararına yönelik Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (B-3) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2020/755 Esas, 2020/1001 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekalet ücretine ilişkin bölümünden ''(3.400 TL)'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''4.080,00 TL'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.