SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/729 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 400,00 TL ve 3.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, cezalandırılmasına yeterli delil olmadığına, suç kastının olmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanığın, hakkında başka suçtan yakalama kararı olduğundan arkadaşı olan temyiz dışı sanık ...'ın nüfus cüzdanını alıp üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak kullanmaya başladığı, bu nüfus cüzdanı ve kendi fotoğrafını vererek... Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden ... adına düzenlenmiş sürücü belgesini aldığı, daha sonra yapılan bir ihbar üzerine bir evde yakalandığında yapılan aramada ... adına düzenlenmiş, üzerine uzmanlık raporuna göre sahteliği tespit edilen ...'ın fotoğrafı yapıştırılmış nüfus cüzdanının ve arabada yapılan aramada uzmanlık raporuna göre yasak niteliği haiz bıçağın ele geçirildiği, bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2. Sanık, suçlamayı kabul etmiş, temyiz dışı sanık ... adına aldığı sürücü belgesini 4 yıl kullandıktan sonra kırıp imha ettiğini beyan etmiştir.

3. Uzmanlık raporlarına göre, ele geçirilen sustalı çakının 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi gereğince yasak niteliği haiz bıçaklardan olup vahamet arz etmediği, suça konu nüfus cüzdanının ön yüzünde bir kat, arka yüzünde iki kat lamine olduğu, ön yüzde bulunması gereken orijinal laminenin sökülerek veya koparılarak alınmış olduğu, arka yüzünde görülebilen soğuk mühür izi iz düşümünün mevcut fotoğraf üzerinde sathi olarak bulunduğu, fotoğraf hanesinde farklı kağıt ve zamk bakiyelerinin bulunduğu, bu bulgulara atfen halen mevcut fotoğrafın evvelce aynı yerde bulunan fotoğraf söküldükten sonra tahrifle yapıştırıldığı, yapılan tahrifatın ilk nazarda fark edilemeyeceği cihetle aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ile sübut bulan suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu nüfus cüzdanının duruşmaya getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekiyor ise de, uzmanlık raporuna göre; yapılan sahteciliğin aldatma niteliğinin bulunduğunun belirlendiği, duruşmada sanığa delil niteliğindeki belgelerin okunduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış,

2. Hükümde ele geçirilen sustalı çakı hakkında bir karar verilmemesi ve sanık hakkında, hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin 4 üncü fıkrası maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde hapse çevrileceği şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/729 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.6136 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/729 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.