1- Şeker Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
2-...Enerji Hayvancılık Ekipmanları İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tavuk çiftliğinin maliki olduğunu, davaya konu olan çiftliğin davalı...Ltd. Şti. tarafından 14.04.2014 tarihinde sözleşme ile yapıldığını, yine diğer davalı olan sigorta şirketi tarafından 07.05.2014- 07.05.2015 tarihleri arasında işyeri sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı işyerinde 31.12.2014 tarihinde yoğun kar yağışı nedeniyle çatının çöktüğünü, yaklaşık 5000 adet etlik pilicin telef olduğunu, çatının çökmesinden dolayı çatı ve çatının taşıyıcısı beton kolonlarda hasar meydana geldiğini, müvekkilinin zararından dolayı...Ltd. Şti.'nin, çiftliği yapan şirket olarak sorumluluğu bulunduğunu; müvekkilinin, sigorta şirketine olayı ihbar ederek zararın tazminini talep ettiğini, ancak sigorta şirketinin hasarın teminat dışında olduğunu belirterek zararı haksız ve hukuka aykırı olarak ödemediğini, Meteoroloji Müdürlüğü tarafından verilen yazıda hasarın oluştuğu tarihte yoğun kar yağışı olduğunun belirtildiğini, buna rağmen sigorta şirketinin hasarı ödememek için haksız gerekçeler ileri sürdüğünü, bir an için binanın yapımındaki hatadan kaynaklı olarak çatının çöktüğü düşünülse bile bunun müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, bu durumda davalı ... şirketinin müvekkilinin zararını tazmin etmesi ve diğer davalı şirkete TTK hükümleri gereği rücu etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı...Ltd. Şti’nden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili talebini, 04.10.2017 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 597.311,78 TL olarak adli yardım talepli ıslah etmiş, mahkemece davacının adli yardım talebi kabul edilmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin Yangın Sigortası Genel Şartları A.4 maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu, dava konusu zararın sigortalı işyerinin hatalı, projeye aykırı inşasından ve kendi ayıbından meydana geldiğini, alınan ekspertiz raporu ve İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesinden (4) kişilik uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda hasarın yapıdan kaynaklandığının tespit edildiğini, zararın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı...Enerji Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; tarafların tavuk kümesi tesisi yapımına yönelik 14.04.2014 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, ayrıca taraflar arasında ekipman listesi düzenlendiğini, sözleşme ve ekipman listesinde müvekkili tarafından yapılması gereken tüm edimlerin tanımlandığını, ardından ilgili kuruluşlardan çalışma ruhsatı ile iskan belgesini aldığını, dava konusu yapının müvekkili tarafından plan ve projeler doğrultusunda yapıldığını, bu plan ve projelerin uluslararası şirketlerce de kullanıldığını, dava konusu yapıda gerçekleşen hasarın, aşırı kar yağışına bağlı doğal afetten ileri geldiğini beyanla hasarın oluşmasında müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, sunulan Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 21.01.2015 tarihli yazısı ve fotoğraflarda görüleceği üzere, yıkımın gerçekleştiği tarihte yapı üzerindeki kar kalınlığının 71,3-72,8 olduğunu, yapıya ait statik raporlardan ve diğer raporlardan da anlaşılacağı üzere yıkımın gerçekleşme sebebinin yoğun kar yağışı ve kar kalınlığına bağlı doğal afet olup, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir proje hatası ve kusur bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...Ş. (SBN Sigorta A.Ş.) aleyhine açılan davanın reddine, davalı...Enerji Hay. Ekip. İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kabulü ile; 597.311,78 TL tazminatın 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...Enerji Hay. Ekip. İnş. Taah. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin dava dosyasını dava konusu zararın oluşumu, tespiti, hesaplanması ve sorumlularının tespiti açısından 3 kez farklı bilirkişi heyetlerine tevdii ettiğini, hatta tüm ara kararlarında bilirkişilerin rapor verecekleri hususları da ayrıntılı olarak belirttiğini, gerek 22.02.2017 gerekse 04.10.2017 tarihli raporlarda sigorta poliçesi kapsamı ve riziko teminatı ile ilgili tarafları ve yerel mahkemeyi tatmin edici hiçbir inceleme, tespit ve açıklama bulunmadığını, müvekkilinin zararının sigorta poliçesi kapsamında riziko teminatı dahilinde olup olmadığı, zararın davalı ... açısından da tazmininin mümkün olup olmadığının neredeyse hiç incelenmediğini ve açıkça anlaşılabilecek şekilde değerlendirilmediğini, aynı şekilde yerel mahkemece aldırılan 04.10.2017 tarihli raporda da zararın sigorta poliçesi kapsamında riziko teminatı dahilinde kalıp kalmadığı ile ilgili sigorta hukuku açısından hiçbir tespit bulunmamakla birlikte, raporun sonuç bölümünde bile bir tespit yapılmadığını, oysa keşif sonrası alınan ilk raporda söz konusu rizikonun poliçe, beyanlar, oluş ve savunmalar açısından ayrıntılı ve aydınlatıcı şekilde değerlendirildiğini, ancak yerel mahkemenin davalı ... açısından hüküm tesis ederken işbu rapora itibar etmediğini, yerel mahkemenin red kararının bu sebeple yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılama esnasında defalarca ayrıntılı olarak belirttikleri gibi davalı ... şirketinin müvekkilinin tavuk çiftliğini sigortalamadan önce iş yerinde detaylı bir incelemede bulunduğunu ve ekspertiz yaptırdığını, alınan tüm raporlarda kar kalınlığının müvekkiline ait tavuk çiftliğinin çökmesinde etken olduğunun açıkça belirtildiğini, kar ağırlığının da poliçe ile teminat altına alınan risklerden biri olduğunu, sonuçta kar ağırlığı olmasa proje hatalı bile olsa çökmenin gerçekleşmeyeceğini, kaldı ki bir an için davalı ... şirketinin iddialarının doğru olduğunun kabul edilmesi halinde dahi müvekkiline ait tavuk çiftliğindeki projeye aykırılığın sigorta tarihinden önce de var olduğu ve davalı ... şirketinin ekspertiz incelemesi yaptırması dolayısıyla söz konusu işyerini ayıplı olarak ve ayıplı olduğunu bildiği halde sigorta etmesi ve daha sonra da bu ayıba dayanarak teminat ödememesinin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne, iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, bu sebeple de yerel mahkemenin davalı ... açısından davanın reddine yönelik vermiş olduğu kararın yerinde olmadığını ileri sürerek yerel mahkemenin davalı ... hakkında vermiş olduğu davanın reddi kararının kaldırılması ile davanın her iki davalı açısından da kabulüne karar verilmesini, ayrıca adli yardım taleplerinin kabulü ile istinaf harç ve masraflarının adli yardım ödeneğinden karşılanmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacı ile davalı...Enerji Ltd. Şti. arasında, mülkiyeti davacıya ait gayrimenkul üzerine tavuk çiftliği ve bakıcı evi binalarının yapımı hususunda 14.04.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığı, işin devamı esnasında davacının isteği üzerine kümes inşaatının bir miktar büyütülerek inşa ettirildiği, ilk yapı ruhsatı ve tadil ruhsatının alındığı, 31.12.2014 tarihinde yoğun kar yağışı sonucu tavuk kümesinin çatısının bir bölümünün çöktüğü, kalan kısmın önemli bir bölümünde de deformasyon oluştuğu, çatıdaki çökme sonucu bir kısım kolonlarda da çatlama olduğu, temellerde de benzeri deformasyonların olduğu, binanın yıkıldığı, binanın yıkılmasına tasarım ve uygulamada yapılan hataların sebebiyet verdiği, özellikle ara açıklıklarda projesinde gösterilen çapraz bağlantıların yapılmamasının bu bölgelerdeki taşıyıcı elemanlarda basınç yükleri altında burkulmaları kolaylaştırdığı, kar yükünün ancak çökmeyi hızlandırmış olabileceği yönündeki teknik bilirkişi raporları karşısında, hasarın hatalı ve projeye aykırı imalattan kaynaklandığı yönündeki ilk derece mahkemesinin kabulü yerinde ise de; hasarın, işyerinin kendi ayıbından kaynaklanması nedeniyle poliçe genel şartları A.4 maddesi uyarınca oluşan rizikonun teminat dışı olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkında davanın reddi kararının yerinde olmadığı, dava konusu yer sigortalanmadan önce davalı ... şirketince gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak dava konusu yerin ruhsat ve projeleri incelenerek davacı ile sigorta sözleşmesinin yapıldığı hayatın olağan akışı gereği olduğu, nitekim poliçe yapılmadan önce davalı ... şirketince 14.02.2014 ve 29.04.2014 tarihlerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığı, sigorta şirketi tarafından yapının mevcut durumu, rizikoları gözönüne alınarak buna göre de prim belirlenerek işlem yapıldığı, bu durumda davacı tarafın yapının ayıplarını gizleyerek ve sigortacıyı kandırarak sözleşme yapıldığından bahsetmenin olanaklı olmadığı, TTK'nın 1477 nci maddesinin "Sigortacı, sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz.'' şeklinde düzenlendiği, tüm bu nedenlerle, sigortacının hasarlanan yapının ayıplı olduğunun poliçe tanzimi esnasında kasten gizlendiğini ispatlamadıkça sorumluluktan kurtulamayacağı, poliçe tanziminden önce sigorta şirketince dava konusu yerin ruhsat ve projeleri incelenerek sözleşmenin yapıldığı hususları birarada değerlendirildiğinde; davalı ... şirketinin davacı sigortalının oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olacağı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.02.2019 tarih, 2015/401 E. - 2019/101 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK nun 353/1-b-2 madde gereğince esas hakkında yeniden karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kabulü ile 597.311,78 TL tazminatın olay tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (davalı ... yönünden poliçe limiti olan 586,464,00 TL ile sınırlı olmak ve faiz yönünden 10.000,00 TL'sine 31.12.2014, kalan tutar yönünden ıslah tarihi olan 27.11.2017 tarihinden işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere) karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tacir olan davacı yönünden yeterli araştırmanın yapılması gerektiğini, adli yardım şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, kararda ifade edilen ekspertiz raporlarının bilindiği üzere bankalar tarafından teminata alınacak gayrimenkulün “ piyasa değerini “ ve “ satılabilirliğini “ belirlemek üzere SPK lisansına sahip Değerleme Uzmanları tarafından yaptırıldığını, mahkemece gayrimenkulün satış değerini belirten ve Sermaye Piyasası Kurumu tarafından lisanslanan gayrimenkul değerleme uzmanı Vizyon Taşınmaz Değerleme ve Danışmanlık A.Ş tarafından düzenlenen raporu dikkate alarak karar vermesinin hatalı olduğunu, sigortalı taşınmazın mimari projeye aykırı olduğunun (inşa edildiği) ilk derece mahkemesi dosyasında alınan uzman bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, yasal mevzuata aykırı hareketin korunmasının hukuka ve kamu düzenine aykırı olduğunu, mahkemece dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında, sigorta hukuku açısından taleplerin poliçe teminatına girip girmediğinin değerlendirilmediğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının hiçbir somut veriye dayanmayan, fatura veya belge ibrazı olmayan soyut beyanları üzerinden bir değerlendirme yapıldığını, teknik inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından iş yerim sigorta poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait iş yerinde yoğun kar yağışı nedeniyle meydana gelen hasarın tazmini talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 49 uncu maddesi.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...Ş. (SBN Sigorta A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekili, davacının işlettiği, davalıya sigortalı iş yerinde hasar meydana geldiğini açıklayıp hasar bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı vekili zararın artmasında davacının da kusuru bulunduğunu ileri sürerek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, anılan savunma üzerinde durulmayarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Somut olayda; davaya konu zararın, davacıya ait binanın mimari projeye aykırı olarak inşasından ve yapım hatalarından kaynaklandığının bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla; uzman bilirkişi heyetinden, davacı tarafça riziko öncesinde mutad tedbirlerin alınıp alınmadığı araştırılarak, yoğun kar yağışı sebebi ile sigortalı işyerinde meydana gelen zararda, davacı sigortalıya yüklenebilecek kusur bulunup bulunmadığı hususunda detaylı ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak iş bu rapor ve tüm deliller irdelendikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. (SBN Sigorta A.Ş.) vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş (SBN Sigorta A.Ş.) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...Ş.'ye iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.