Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/118 Esas, 2016/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, bir kısım tanıkların dinlenmediğine, sanığın hakaret eyleminin sabit olduğuna ve cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
Babasını hastaneye götüren sanığın, doktor olan şikayetçiye yönelik hakarette bulunduğundan bahisle açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, şikayetçinin soruşturma aşamasındaki beyanı, tanıklar T.M. ve N.M.'nin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı kabul edilip, beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "sanık tarafından söylendiği iddia edilen sözlerin hakaret niteliğinde olmaması nedeniyle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince karar verilmesi" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince üzerine atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi" ifadesi çıkarılarak yerine "suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.