SUÇLAR: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Amasra Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı tehdit suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.

2.Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında silahlı tehdit suçundan zincirleme suç hükümlerine göre mahkumiyetine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. Sanık müdafinin temyiz isteği; somut delil bulunmadığına, verilen kararın isabetsiz olduğuna, müvekkilinin konuşmak amacıyla mağdurenin yanına geldiği, tehdit amacı bulunmadığı ve zorla götürme durumu olmadığına ilişkindir.

2.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın ilk eyleminin silahla tehdit olduğu ancak sanığın ikinci eyleminin yani, mağdure Meltem'e yönelik olarak "..şimdi annenin yanına gidiyorum, onu öldüreceğim.." şeklinde sadır olan eyleminin ise silahla gerçekleştiğine dair dosya kapsamında bir delilin bulunmadığı ve mahkemecede bu hususun irdelenmediğine ilişkindir.

1.Dava konusu olay, sanık ...'in evvelden kız arkadaşı olan mağdure Meltem'le ayrılmak istemediği ve olay günü, mağdur ...'i kolundan yakalayarak "konuşacağız" şeklinde sözler söyleyerek çekiştirerek sokağın aşağısına doğru götürmeye başladığı, bu sırada arkasında gelen mağdure İlayda'ya dönerek "sakın gelme seni öldürürüm" diyerek tehdit ettiği ve bu şekilde mağdure Meltem'i kolundan tutup zorla götürdüğü Kale Mahallesi mevkinde yerden bulduğu bira şişesini kırarak önce kendisinin sonra da mağdurenin boğazına dayayarak "o zaman burada ikimiz de ölelim" demek suretiyle ölümle tehdit ettiği ve sonrasında Kültür Parka geldiklerinde mağdurenin sanığı ittirip kurtularak eve doğru koştuğu, sanığın da arkasından "şimdi annenin yanına gidiyorum, onu öldüreceğim" diyerek tehditlerine devam ettiği ve bu suretle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2.13.11.2014 tarihli ve 17.37 zamanlı ihbar tutanağına göre, bir bayan şahsı Fatih Sultan Mehmet İlkokulu bahçesinden eski erkek arkadaşının kırık cam parçasını alarak ve tehdit ederek kaçırdığını bildirmesi üzerine ekibin olay yerine sevk edildiği belirtilmiştir.

3.Sanık, kolluktaki sıcağı sıcağına alınan beyanında, Meltem'in arkadaşı olan ve inceleme dışı mağdure İlayda'ya "Peşimden gelmeyin, öldürürüm" dediğini, Meltem ile beraber konuşmak için evden aşağıda bulunan okul bahçesine gittiklerini, kendisine "Seni seviyorum, bu gece birlikte olalım, gezelim beraber vakit geçirelim"dediğini, Kale tarafina gittiklerinde ''Ayrılmayalım" diyerek yerde bulunan bira şişesini kırıp önce kendi boğazıma ve sonra Meltem'in boğazına dayararak “Beraber olalım, ya da olmayalım" dediğini, daha sonra Kültür Park civarına gelince mağdurenin evine doğru koşmaya başladığını, kendisinin de oradan ayrıldığını, bir süre sonra polislerin yakaladığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

4.Tanık S.N.Ö, mağdure Meltem'in arkadaşı olduğunu, olay günü Meltem'lerin evinde oturdukları sırada sanığın evin balkonuna çıkmış olduğunu fark ettiğini ve diğerlerine haber verdiğini, daha sonra kendisi, İlayda ve Meltem ile birlikte şahsın gidip gitmediğini kontrol etmek için dışarıya çıktıklarını, bu sırada sanığın yanlarına geldiğini, elinde bir cam parçası tuttuğunu, Meltem'in kolundan tutarak başka bir yere götürdüğünü, sanığın Meltem'i götürürken "ona zarar vermeyeceğim" dediğini duyduğunu, kendilerine sadece "gelmeyin" dediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Ceza Genel Kurulu'nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 225 inci maddenin birinci fıkrasına göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, "Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulması gerekirken, fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek, aynı fiilden dolayı iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,'' Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır.
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın mağdure Meltem'i kolundan tutup zorla götürdüğü Kale Mahallesi mevkinde yerden bulduğu ele geçirilemeyen bira şişesini kırarak önce kendisinin sonra da mağdurenin boğazına dayadığı ve "o zaman burada ikimiz de ölelim" demek suretiyle ölümle tehdit ettiği olayda, bu tehdidin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeni ile ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği gözetilmemesi suretiyle eylemin vasıf yönünden bölünerek atılı suçlardan ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı davranılması;

2. Kale mevkiinde sanığın silahlı tehdit suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi sona erdikten sonra, mağdurenin sanığı ittirip evine doğru koşmasının ardından hürriyetine yönelik tahdit eyleminin sona erdiği ve sanığın mağdureye hitaben "şimdi annenin yanına gidiyorum, onu öldüreceğim" demek suretiyle işlediği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddenin birinci fıkrasında tanımlanan tehdit suçunda, silah unsuru bulunmadığı gibi zincirleme suç hükümleri koşulları da bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de,

3. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde eylemin çocuğa karşı ve silahla işlenmesi karşısında birden fazla nitelikli halin bulunması nedeniyle asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması; ayrıca sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddenin son fıkrası gereğince Tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.