İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği kesin olduğu anlaşılmış ise de; katılan vekilinin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas - 2009/56 sayılı kararı uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2021 tarihli ve 2018/282 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/1369 Esas, 2022/689 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin temyiz istemi, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ... ile katılan ... arasında olay öncesi ticari bir ilişkinin bulunduğu, sanığın katılandan 25.07.2017 tarihli Mal Satım Sözleşmesi ile parke taşı aldığı ve 300.000 TL tutarında parayı 100.000 TL meblağlı üç adet çek ile ödediği, tarafların bu alışveriş nedeniyle birbirlerinden hak iddiasında bulunduğu, nitekim sanığın katılana gönderdiği ihtarname ile fazladan ödedikleri miktarın geri iadesini talep ettiği, akabinde Edirne İcra Müdürlüğü'nün 2018/3880 sayılı takip dosyası ile sanığın katılana yönelik icra takibini başlattığı, olay günü sanık ve katılanın karşılaştığı, kamera kayıtlarına göre sanık ve katılanın yan yana park halinde bulunan araçlara binmek üzere yöneldikleri, sanığın bu sırada katılana doğru yürümeye başladığı ve yanına geldiği, hemen ardından da tanık Abdulsamet'in tarafların yanına geldiği, burada sanığın katılana kafa atarak yere düşürdüğü anlaşılmakla kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 16.03.2018 tarihli adli muayene raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Katılan vekilinin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz isteminde bulunması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas - 2009/56 sayılı kararı uyarınca hükmün temyiz edilebilir Esas No: 2022/14163
olduğu, suç vasfı ile sınırlı olarak yapılan incelemede, Mahkemece suç vasfının yağmaya teşebbüs kapsamında bulunmadığının isabetli olarak belirlendiği anlaşılmakla, anılan temyiz sebebinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 04.03.2022 tarihli ve 2021/1369 Esas, 2022/689 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.