İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçundan 102 inci maddesinin birinci maddesinin ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmişir.
3. İlgili kararın Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin, duruşma açılarak, 09.03.2022 tarihli kararı ile, tehdit suçu yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi ikinci fıkrasına göre kaldırılmasına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçundan 102 inci maddesinin birinci maddesinin ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmişir.
Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine, suçun unsurları oluştuğuna, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay, katılanın ilaç mümessili, sanığın doktor olması nedeniyle tanıştıkları, iş görüşmesi nedeniyle katılanın sanığa mesaj atması üzerine dinlenme tesislerinde görüşmek üzere anlaştıkları, görüşme sonrası sanığın, mağdur ...'ya yol tarifi yapacağından bahisle yola çıktıkları; daha sonra bir köye geldikleri, sanığın aracın kapısını kilitleyerek mağdura "ben buraya senin için geldim" dediği, mağduru kendisine doğru çekmeye başlayarak katılanın bacaklarına dokunmaya çalıştığı, mağdurun sanığa karşı koyması ve kapıyı açmasını istemesi üzerine sanığın aracın kapılarını açtığı, mağdurun araçtan indiği daha sonra sanığın katılana "burası ıssız bir yer yürüyerek gidemezsin" demesi ve bir daha bir şey yapmayacağım demesi üzerine mağdurun yeniden sanığın aracına bindiği, daha sonra sanığın mağdurun yeniden bacaklarına ve göğüslerine dokunmaya çalıştığı, mağdurun sanığa karşı koyduğu, mağduru araçtan ineceği sırada sanığın tehditte bulunduğu iddialarına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdura yönelik eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak; sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca suçun yasal unsurlarının oluşmadığı nedeni ile, beraat kararı verilmiştir.
Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde:
Mağdurun beyanları, tanık beyanları, sanığın aşamalarda değişmeyen ve aksi kanıtlanamayan savunmalarına, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince, cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı yönündeki olay kabulü ile beraat hükmü kurmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığı vekilinin sanığın atılı suçu işlediğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/2124 Esas, 2022/471 Karar sayılı kararında katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.