Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2013/141 Esas, 2013/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

2.Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2013 tarihli ve 2013/141 Esas, 2013/341 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünün; Yargıtay 23. Ceza Dairesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/4804 Esas, 2016/5862 Karar sayılı kararıyla; İşyerinde usta başı olup aynı zamanda işçilerin çalışmalarına ilişkin puantaj kayıtlarını tutan sanığın, oğlu Hakkı’nın askere sevk edilmesine karşın fiili olarak çalışıyormuş gibi puantaj kaydı hazırlayıp muhasebeciye vermesi, muhasebecinin de bu cetvele göre katılan kuruma bildirimde bulunması, bu biçimde kurum kayıtlarının gerçeği yansıtmayacak şekilde oluşturulmasına sebebiyet vermesi karşısında özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyeti yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2016 tarihli ve 2016/152 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 27.09.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

4.Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli 2021/39 Esas, 2021/162 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık, hükmü temyiz ettiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

1.Sanığın iş yerinde usta olduğu ve işçilerin çalışmasına ilişkin puantaj kayıtlarını tuttuğu, aynı iş yerinde çalışan oğlu Hakkı'nın askere sevk edilmesine karşın fiili olarak çalışıyormuş gibi puantaj kaydı hazırlayarak üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunmuştur.

2.Mahkemece sanığın üzerine atılı suçların unsurları itibariyle oluşmadığı kanaatine varılarak atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

3. Anılan karar ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünün, Yargıtay 23. Ceza Dairesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/4804 Esas, 2016/5862 Karar sayılı kararıyla sanığın, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyeti yerine resmi belgede sahtecilik suçundan, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine yapılan yargılamada tüm dosya kapsamından, iş yerinde usta başı olup aynı zamanda işçilerin çalışmalarına ilişkin puantaj kayıtlarını tutan sanığın, oğlu Hakkı'nın askere sevk edilmesine karşın fiili olarak çalışıyormuş gibi puantaj kaydı hazırlayıp muhasebeciye vermesi, muhasebecinin de bu cetvele göre katılan kuruma bildirimde bulunması, bu biçimde kurum kayıtlarının gerçeği yansıtmayacak şekilde oluşturulmasına sebebiyet vermesi karşısında atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılarak hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

5.Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varıldığından atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.09.2016 ile denetim süresi içinde kasten işlediği ikinci suçun tarihi olan 04.10.2020 arasında geçen sürede zamanaşımının durduğu, bu kapsamda inceleme tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinin dolmadığı tespit edilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/162 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.