Esastan Ret
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının gerekli güvenlik önemleri alınmaması nedeniyle 15.12.2015 tarihinde yaklaşık bir metre aralığında, yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki iki balkon arasında geçiş yaparken düşerek iş kazası geçirdiğini belirterek 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Ankara 7. İş Mahkemesinin 2019/83 E. sayılı dava dilekçesinde özetle; davacının gerekli güvenlik önemleri alınmaması nedeniyle 15.12.2015 tarihinde yaklaşık bir metre aralığında, yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki iki balkon arasında geçiş yaparken düşerek iş kazası geçirdiğini belirterek 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen Ankara 1. İş Mahkemesinin 2021/103 E. sayılı dava dilekçesinde özetle; davacının gerekli güvenlik önemleri alınmaması nedeniyle 15.12.2015 tarihinde yaklaşık bir metre aralığında, yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki iki balkon arasında geçiş yaparken düşerek iş kazası geçirdiğini belirterek, davacı ... için 100.000,00 TL davacının eşi ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen Ankara 47. İş Mahkemesinin 2021/1218 E. sayılı dava dilekçesinde özetle ; davacının gerekli güvenlik önemleri alınmaması nedeniyle 15.12.2015 tarihinde yaklaşık bir metre aralığında, yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki iki balkon arasında geçiş yaparken düşerek iş kazası geçirdiğini belirterek 1.930,67 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalılar vekili asıl dava yönünden cevap dilekçesinde özetle; husumet, derdestlik, yetki, ehliyet, görev, zamanaşımı, dava şartı yokluğu itirazları olduğunu, davacının müvekkil şirketin işçisi olmadığını, bu sebeple davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının müvekkil şirket çalışanı olmayıp müvekkil şirket nezdinde geçirmiş olduğu hiçbir iş kazası olmadığını bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalılar vekili birleşen davalar yönünden cevap dilekçesinde özetle; husumet, derdestlik, yetki, ehliyet, görev, zamanaşımı, dava şartı yokluğu itirazları olduğunu, davacının her ne kadar davasını belirsiz dava olarak ikame etmişse de; bu hususun 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesine açıkça aykırı olduğunu, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararın tespit edilebilir nitelikte olduğunu, bu kapsamda eksik yatırılan harcın 1 haftalık kesin süre içinde ikame edilmesini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının, 15.12.2015 tarihinde yaşanan olayın iş kazası olması hususuna itiraz ederek, olay karşı yanın kendisine yapılan uyarıya rağmen -buzlu havada demir malzemeye basmak istemesi ve doğal olarak ayağının kayması- sonucu oluştuğundan iş kazası niteliğinde olmadığını, müvekkil şirketin tüm işçilerine iş güvenliği eğitimi ve koruyucu malzemeler verdiğini, davacının da hem eğitim hem de koruyucu malzemeleri aldığına dair kendi imzasını taşıyan işyeri belgeleri mevcut olduğunu, işyeri ekipmanı-aracı vs. tümünü kurallara uygun şekilde kullanmak zorunda olduğunu, işçinin uyması gereken kuralları ihlal ettiğini, kaza günü işbaşı yapmadan evvel işyeri yetkilileri çalışanların tamamını "don olaylarının olduğu, yüksek ve kaygan yerlere çıkılmaması gerektiği" yönünde ikaz ettiklerini, Jandarma olay yeri tutanağında bu hususta gerekli tedbirlerin alındığının belirtildiğini, davacının acil ve rutin bir işi olmamasına rağmen, sadece kendi isteğiyle ve hiçbir talimat almaksızn -tankın üstünde bulunan vanaların kontrolünü yapmak için, hiçbir gereklilik olmamasına rağmen, buzlu havada merdivenlerden çıkarken bastığı borunun don olmasından dolayı ayağı kaymış- ve düştüğünü, bu husus davacının birebir kendi verdiği ifadesi olduğunu, davacının amirlerin emrine de karşı gelerek yukarı çıktığını ve kendi dikkatsziliği sonucu kaza geçirdiğini, davacı ifade tutanaklarında tamamen kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiğini, olayda kimsenin kusuru olmadığını da açıkça kabul ettiğini, davacının tüm tedavi giderlerini üstlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile asıl dava yönünden davanın reddine, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2019/83 E. sayılı dosyası ve Ankara 47. İş Mahkemesi 2021/1218 E. sayılı dosyaları yönünden davanın kabulü ile 199.510,03 TL maddi tazminatın kaza tarihi 15.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Ankara 1. İş Mahkemesi 2021/103 E. dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ...’nın uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 15.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, davacı ...’nın uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 15.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle,davacılar için hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, maddi tazminat yönünden hesaplamalarda meydana gelecek değişiklilerden dolayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, davacıların ayrı ayrı davacı olmalarına rağmen manevi tazminat yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacıya verilen bir görev olmadığını, işi olmadığı halde kazanın meydana geldiği bölgeye yöneldiğini, meydana gelen kazada müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini illiyet bağının kesildiğini, maluliyet oranları arasında çelişki bulunduğunu, davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, tazminata ilişkin bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu bunun giderilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını iki kez ıslahının mümkün olmadığını, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen taraflarına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK inceleme raporu ve dosyada aldırılan kusur raporları birbiri ile uyumlu olup iş güvenliği için düşme tehlikesi olan yerlerde gerekli önlemleri almadığı, vanaların bulunduğu yere güvenli şekilde ulaşımı sağlamadığı için atfedilen kusurun oluşa uygun olduğunun anlaşıldığı, maluliyet (YSK) raporunun 05.02.2020 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilip süresinde itirazda bulunulmadığından maluliyete ilişkin davalı istinafının isabetli olmadığı, davalı işverenin kazada %80 kusurlu olduğu, hükme esas alınan rapor ve ek raporda kusur %20 yazsa da SGK tarafından bağlanan gelirin ilk PSD'si ve yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin %80'i mahsup edilerek hesaplama yapıldığının anlaşıldığı, maaş olarak yapılan ödemelerin tazminattan mahsup edilmemesinin isabetli olmadığı, kaza tarihi, kusur durumu, tedavi süreci, oluşan kalıcı maluliyet, düşme nedeniyle davacıda oluşan çok sayıda kırık dikkate alındığında hüküm altına alınan manevi tazminatların hakkaniyete uygun olduğu, davacılar aynı vekille temsil edildiğinden manevi tazminat yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinin emsal kararlarla uyumlu olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1) b)1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleridir.
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davacılar ile davalılar .... Türkiye Ankara Şubesi ve Tek Tıbbi Atık Taşıma ve Temizlik Hizmetleri A.Ş. vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.