B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/305 Esas, 2016/487 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/9265 Esas, 2020/14746 Karar sayılı kararı ile, tekerrüre esas alınan ilâmın uzlaşma kapsamına alınması nedeni ile uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi ile Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeni ile hak yoksunluklarının değerlendirilmesi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
2. Kütahya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin,17.05.2022 tarihli ve 2020/501 Esas, 2022/653 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Evli olan mağdur ile sanık arasında olay günü çıkan tartışmada sanığın mağduru eliyle darp etmek suretiyle yaraladığı anlaşılmakla sanığın kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanık savunmaları, mağdurun beyanları, Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 04.04.2016 tarihli adli muayene raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,17.05.2022 tarihli ve 2020/501 Esas, 2022/653 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.