Ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... HOTELS" ibareli marka başvurusu ilanına davalı tarafından yapılan itirazın yerinde görülerek başvuru kapsamından 43. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, bu kısmi ret kararına karşı yeniden inceleme talepleri reddedilen YİDK kararında davalı markalarından yalnızca 2015/104536 sayılı markanın redde mesnet alındığını, oysa itiraza dayanak gösterilen markaların 2015/104539 ve 2015/104536 sayılı markalar olduğunu, müvekkili başvurusu ile davalı markaların yazılış, okunuş ve anlamları itibariyle farklı bulunduğunu, markalar arasında benzerlik ve çağrışım bulunmadığını, markaların bütün olarak bıraktıkları intiba dikkate alındığında, iltibas tehlikesi ve nispi red nedenlerinden söz edilemeyeceğini, "www.meghotels.com.tr" alan adının da müvekkiline tahsis edildiğini, tüm bu nedenlerle alınan kararın usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, "... HOTELS" markasının tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı ... Adalı vekili cevap dilekçesinde;YİDK kararı doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, dava konusu başvuru ile müvekkilinin sahibi olduğu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin neredeyse kesin olduğunu, müvekilinin “... Cafe” adlı işletmelerin sahibi bulunduğunu, “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” sağladığını, davanın kabulü halinde müvekkilinin markasından doğan haklarının tehlikeye düşeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlığa ilişkin delillerin ispata yeterli olmadığı, YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-3479 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davalı ... Adalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markaların ilgili tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, bu kapsamda davacının ve davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri sektöründe faaliyet göstermesinin, birbirlerine alternatif olduklarını ve benzer hizmet sunduklarını gösterdiğini, işbu markalara ilişkin ilgili halkın ortalama dikkati göstereceğini ve markaları kesinlikle karıştıracağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TÜRK PATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 43. sınıf hizmetler, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere redde mesnet 2015/104536 sayılı markanın kapsamındaki hizmetlerle emtia benzerliğinin söz konusu olduğu, redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan ibarelerden biri olan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da tek başına aynen asli unsur olarak kullanılması karşısında, taraf marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, en azından dava konusu başvurunun kapsamındaki hizmetlerin ortalama tüketicilerince taraf markalarının ilişkilendirileceği kanaatine varıldığı, mahkemece dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Kanun'un nispi ret nedenleri başlıklı 6 ncı maddesi çerçevesinde davalının haklı bir itirazının söz konusu olmadığını, dava konusu taraf markalarının okunuşları, yazılışları ve anlamları itibari ile birbirinden farklı olduğunu, iltibas, benzerlik veya çağrışım ihtimalinin bulunmadığını, yerel mahkeme kararı yerinde iken Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile yeterli gerekçe dahi olmayacak şekilde verilen kararın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen önceki kararlar ile çelişki yarattığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
Davacının başvuru konusu "... HOTELS" ibaresinde "hotels" kelimesi 43. sınıf hizmetler açısından ayırt ediliciliği sahip olmadığından davacı marka başvurusunun esas unsuru "..." ibaresidir. Davalının redde dayanak "... by ..." ibareli markasında ise tarafından anlamına gelen "by" ibaresi, ayırt ediciliğe sahip olmamakla birlikte "..." ibaresi markasal ayırt ediciliğe sahip olduğundan ibarenin bütün olarak bıraktığı izlenimin değerlendirmeye esas alınması gerekmektedir. "..." ibaresi her iki markada ortak ibare olmakla birlikte, markalar bıraktıkları genel izlenim açısından karıştırılmaya neden olacak nitelikte benzer değillerdir. O halde dava konusu taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve bıraktıkları genel izlenim itibari ile ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince, yerinde olan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.