SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kalecik Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar ...ve ...hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, aynı Kanun' un 39 uncu maddesi uyarınca, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Kalecik Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 15.03.2017 tarihli kararıyla sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.12.2017 tarih ve 2017/1990 Esas, 2017/2535 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılmasına, sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; mağdurun aşamalardaki beyanının çelişkili olduğuna, cinsel amaçlı alıkonulduğuna dair delil bulunmadığına, mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu sanıkların bilmediğine, bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanık ...'nın sözlüsü olan 15 yaşından küçük mağdureyi, anne ve babası olan diğer sanıkların evine götürerek, evde birlikte alıkoymak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; "...sanıkların yüklenen suçtan mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanıklar yönünden oluşan şüphenin sanıklar aleyhine kesin bir kanaat ile yenilenemediği anlaşılmakla şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle..." sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince;"...mağdurenin suç tarihinde 15 yaşından küçük olup, iradesinin hukuken geçerli olmadığı, anne ve babasının polise kayıp ihbarında bulunup mağdureyi aradıkları dikkate alındığında mağdurenin sanıkların evine gitmesine rıza göstermediklerinin sabit olduğu anlaşılmakla sanıkların herhangi bir zorlama olmaksızın 15 yaşından küçük mağdureyi bir gece evlerinde tutarak kişi hürriyetinden alıkoyma suçunu işledikleri, her ne kadar mağdureyi sanık ... eve götürmüş ise de; diğer sanıkların mağdurenin geldiğini görüp, evde kalmasına izin verdikleri ve suça asli olarak iştirak ettikleri, polis gelip teslim alıncaya kadar mağdureyi serbest bırakmadıkları, dolayısıyla etkin pişmanlık hükmünün de uygulanamayacağı değerlendirilerek,..." şeklindeki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararları verildiği anlaşılmıştır.
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Dava dosyası içeriği, mağdure beyanları, katılanların beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Dava dosyası içeriği, mağdure beyanları, katılanların beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik olmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin, mağdurun aşamalardaki beyanının çelişkili olduğuna, cinsel amaçlı alıkonulduğuna dair delil bulunmadığına, mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu sanıkların bilmediğine, bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.12.2017 tarih ve 2017/1990 Esas, 2017/2535 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kalecik Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.